27 Temmuz 2007 Cuma

EVDE MEYDANA GELEBİLECEK ZEHİRLENMELER

Zehirlenme vücuda zehirli bir maddenin yiyecekler, solunum veya temas yolu ile alınması sonucu vücudun zarar görmesidir. Zehirlenmelerin %90’ı ev içinde meydana gelmektedir ve bunun yarısı da altı yaş altı çocuklarda görülmektedir.

ABD’de yapılan istatistiklere göre her yıl 1 milyon çocuktan 5’i kaza sonucu meydana gelen ev zehirlenmelerine maruz kalmaktadır. Yeni emeklemeye ve yürümeye başlayan çocuklar, ellerine geçirdikleri tüm objeleri ağızlarına götürme eğiliminde olacaklarından dolayı daha büyük risk altındadırlar.

6 yaşın altındaki çocuklar için evde tehlike riski taşıyan ve zehirlenmelere yol açabilecek maddeler şunlardır;
• Temizlik maddeleri
• İlaçlar, vitamin hapları
• Kozmetik ürünler
• Bazı ev bitkileri
• Böcek ilaçları

Çocuğunuzu evde meydana gelebilecek zehirlenmelerden korumak için alabileceğiniz önlemler şunlardır;

• Evinizde kullanmak üzere satın aldığınız tüm ev ürünlerinin etiketlerini dikkatlice okuyun ve mümkün olduğunca toksik madde içermeyen ya da en az oranda içeren ürünleri tercih edin.
• Yukarıda adı geçen tüm ürünleri, evde çocuğunuzun erişemeyeceği yerlerde ve kilitli dolaplarda muhafaza edin
• İlaçları, temizlik maddelerini mutlaka orjinal kutularında muhafaza edin. Toksik madde içeren ürünleri, bir zamanlar yiyecek-içecek saklamak için kullanmış olduğunuz kaplara ve kutulara koymayın; çocuğunuz bunları da yenilecek ya da içilecek birşey zannedebilir.
• Çamaşır suyu gibi kimyasal ürünleri kullanırken camları açın ve bulunduğunuz ortamı havalandırın.
• Böcek ilaçlarını kullanırken cildinize temas etmemesine özen gösterin, eldiven takın. Daha güçlü etki almak için iki temizlik maddesini karıştırmayın. Kimyasal maddelerin etkileşimi sonucu zehirli bir gaz oluşturabilirler.
• Bazı bulaşık deterjanları (elde yıkama için kullanılanlar) amonyak içerir, bir kısmı da zayıf asid içerir. Bunları çamaşır suyu ile karıştırmak tehlikeli olabilmektedir. Eğer herhangi bir temizlik maddesini kullanırken ortama bir duman veya koku yayılırsa hemen oradan uzaklaşın ve ortamı havalandırın.
• Temizlik yaparken çocuğunuzun yanınızda bulunmamasına özen gösterin. Temizlik sırasında çocuğunuz mecburi olarak sizinle beraber olmak zorunda ise onu sürekli takip edin ve bir an için bile (örneğin telefon çalması, kapı çalması gibi) bu malzemelerle yalnız bırakmayın!
• Çocuğunuza alması gereken bir ilacı ya da şurubu içirmeye çalışıyor olsanız dahi, bunları çok lezzetli, yenilebilecek güzel şeyler olarak göstermeyin. Kendi ilaçlarınızı içerken de bunu çocuğunuzun görmeyeceği şekilde yapın; unutmayın ki çocuklar yetişkinleri taklit etmeye çok meyillidir.
• Çocuğunuz anlayabilecek yaşta ise ilaçların ve evde kullanılan temizlik maddelerini yeme veya içmenin tehlikelerini anlatın.

Çocuğunuzun zehir içerme riski olan bir madde yutması durumunda;

Öncelikle çocuğunuzun yuttuğu maddenin bir bölümü hala elinde ya da yakınındaysa, bu maddeyi ondan uzaklaştırın. Ağzında hala yuttuğu maddenin kalıntıları varsa tükürmesini sağlayın. Yuttuğu maddenin kutusunu ya da maddeden bir parçayı örnek olarak saklayın; içerdiği zehirin teşhis edilmesi için gerekli olabilir. Çocuğunuzu vakit geçirmeden bir sağlık merkezine götürün; özellikle aşağıdaki semptomların görülmesi durumunda acil olarak bir hastane ya da sağlık ocağına başvurmanız çok önemlidir;
- Nefes almada zorluk
- Boğazda şiddetli ağrı veya yanma
- Dudak ve ağızda yanma
- Bilinç kaybı
- Yoğun uyku hali

Çocuğunuzu kusturmaya çalışmayın. Yuttuğu madde güçlü asit içeriyorsa kusma, maddenin geri çıkarken çocuğun boğazında ve ağzında daha fazla hasara yol açmasına sebep olabilir.

Çocuğunuzun cildinin zehirli bir maddeyle temas etmesi durumunda;

Maddenin bulaştığı giysileri çocuğunuzun üzerinden çıkarın ve çocuğunuzun cildinin zehirli maddeyle temas etmiş olan bölümünü ılık suyla ve sabunla iyice temizleyin. Bir sağlık merkezine başvurmanızda fayda vardır.

Toksik madde içeren bir sıvının çocuğunuzun gözüne sıçraması durumunda;

Hemen çocuğunuzun gözünü ılık suyla yıkayın. Çocuğunuzun gözünü açıp kapaması, yıkama sırasında suyun gözün her yerine ulaşmasına yardımcı olacağı için çocuğunuzun gözünü açık tutmak için uğraşmayın. Suyu çocuğunuzun direkt olarak gözüne tutmayın (duş başlığı vs ile) etkilenen gözünün hemen üzerine alın bölgesine veya burun kemiğinin hemen göz kenarına tutarak çocuğunuzun daha fazla huzursuz olmasını önleyebilirsiniz. Gözü yıkama işlemini dakika tutarak en az 15 dakika süre ile uygulamanız gerekir. Eğer çocuğunuz korktuysa ya da canı acıyorsa bu işlem zorlaşabilir; başka bir yetişkinin de yardımını alabilirsiniz. Nazik bir şekilde çocuğunuzun gözünün içini ılık suyla yıkadıktan sonra bir uzmana başvurun. Kesinlikle çocuğunuzun gözüne göz damlası damlatmayın!

Çocuğunuzun zehirli ( toksik) madde içeren gaza ya da dumana maruz kalması durumunda;

Çocuğunuzu mümkün olduğunca çabuk bir şekilde temiz havaya çıkartın ve vakit geçirmeden bir sağlık merkezine götürün.

EVDE KULLANILAN TEMİZLİK MADDELERİ İLE (ASİD VE ALKALİ) ZEHİRLENME

Süpermarket rafları canlı renklerle süslenmiş, harika kokulu, süper güçlü temizleme malzemeleri ile doludur. Herhangi bir evde bunların hemen her çeşidinden vardır. Mutfak dezenfeksiyonu, banyo dezenfeksiyonu ve parlatma, yer silme maddeleri, fırın temizleme, cam silme, kısacası evin her noktası için bir ürün var. Hepsinin üzerinde içerdiği maddelerin zehirli olduğu, içilmemeleri gerektiği vs yazar ancak çocuğunuz bunları okuyamaz ve bir süt şişesinden deterjan şişesini ayırt edemeyebilir.
Temizlik maddeleri sıklıkla güçlü asid veya alkali maddeler (en çok zarar verenler sodyum hidroksid ve sülfürik asid) içerirler. Bu maddeler fırın ve tuvalet temizleme deterjanları, bulaşık makinesi deterjanları, lavabo açıcılar içinde katı veya sıvı halde bulunurlar. Çocuklar bu maddelerin katı halde olanları ağızlarına yapışıp yakıcı tadını hemen alacağı için fazla miktarda tüketemez. Bu yüzden sıvı şeklinde olanlar daha çok tehlike yaratmaktadır. Bu maddelerin yutulması ağız, yemek borusu ve mideyi yakacak ve direkt olarak zarar verecektir. Alkali maddelerin vereceği hasar asid olanlardan çok daha ağır olmaktadır.
Çamaşır sularının bir iki yudum yutulması genellikle kusmaya neden olur ve genellikle çok ciddi hasar vermemesine rağmen daha fazla miktarda tehlikeli olmaktadır.

Çocuğunuzun bu maddeleri aldığını nasıl anlarsınız?
Ağrı ani başlar ve şiddetlidir. Ağız bölgesinde yanıklara bağlı şişlik ve yutma güçlüğü olur, ses telleri zedelenir. Çok miktarda yutuldu ise ağız ve yemek borusu boyunca nefes yolu kapanacak kadar şişme olabilir ve nefes almayı güçleştirebilir. Bu tarz bir yaralanmanın sonuçları çok ağırdır ve ölüme kadar gidebilir. Sonuçta çok büyük bir ihtimalle en azından kalıcı bir hasar bırakacaktır belki bir daha konuşamayacak veya katı yiyecek yiyemeyecektir. Bu yüzden ciddi tehlike yaratan bu maddeleri kesinlikle çocuklarınızın görmeyeceği ve ulaşamayacakları şekilde saklamanız korunmak için alabileceğiniz tek ve en önemli önlemdir.
Çocuğunuzun bu maddelerden içmesi durumunda asla kusturmadan hemen bir acil servise başvurmanız gerekmektedir.

İLAÇ ZEHİRLENMELERİ
Çok miktarda alınan tüm ilaçlar zehirlenmeye neden olur. Çocuklarda kazara zehirlenmelerin başında aspirin ve asetaminofen gibi sık kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücüler gelir. Demir tabletleri, vitaminler, grip ilaçları, uyku ilaçları, antiallerjik ilaçlar da zehirlenmelere neden olur. Bazı ilaçlarda zehirlenmenin olması için çok miktarda yutmaya gerek yoktur, birkaç tane bile komaya kadar gidebilecek zehirlenmeye neden olur (örneğin uyku ilaçları).

Nasıl anlaşılır?
Asetaminofen (ağrı kesici, ateş düşürücü) zehirlenmesi başlangıçta uzun süre hemen hiç belirti vermez. Yaklaşık 1 gün sonra bulantı kusma başlar ve gittikçe ciddileşir. Çocuğunuzun asetaminofen aldığından şüpheleniyorsanız herhangi bir belirti vermemesine aldanmadan hemen bir acil servise başvurmalısınız.

Aspirin (salisilat) zehirlenmesinde de ilk belirtiler küçük çocuklarda çok idrara çıkmaya bağlı sıvı kaybı ve hızlı ve derin nefes alıp verme dışında çok azdır. Daha büyük çocuklarda hızlı ve derin nefes alıp verme, kusma, uyuklama görülebilir. Çocuğunuzun aspirin aldığından şüpheleniyorsanız hemen acil servise başvurun.

Sizin veya sizle birlikte yaşayan büyüklerinizin kullandığı ilaçları güvenli ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayın. Buzdolabında, masa üstlerinde, cüzdanınızda saklamayın.
Çocuğunuzun herhangi bir ilacı aldığından şüpheleniyorsanız hemen acil servise başvurun.

ZEHİRLİ BİTKİLER
Bitkilerin büyük bir kısmı yendiğinde zehirlenmeye neden olur. Bitkinin tipine göre zehirlenme basit kısmi bir rahatsızlıktan, yaygın ciddi bir reaksiyona kadar değişebilir. Bazı bitkilerin tamamı, bazılarının kökleri ve bazılarının çiçekleri veya yaprakları zehirli olabilir. Araştırmalar 5 yaş altındaki çocuklarda bitki zehirlenmesinin de oldukça fazla görüldüğünü göstermiştir.
• Evinizde son derece dekoratif ancak zehirli ve üzerinde meyve, çilek benzeri çiçekleri olan bitkilerden bulundurmayın.
• Genel kural olarak toksik bir bitki yendiğinde doktora veya acil servise ulaşmakta gecikecekseniz kusturma yöntemi ile mide boşaltılmalıdır.

BEBEĞİNİZİN GÜVENLİĞİ İÇİN ALMANIZ GEREKEN ÖNLEMLER

EVDE:
0-5 yaş arası çocuklarda görülen ölüm ve yaralanmaların başlıca nedenlerinden birinin ev kazaları olduğunu biliyor muydunuz? Evinizin içinde ve çevresinde alacağınız önlemlerle bu tür riskleri minimum seviyeye indirmeniz mümkündür: - Ev içindeki tel ve kabloların bebeğinizin dikkatini çekecek, görünür yerlerde değil, gizlenmiş olmasına özen gösterin
- Masa ve sehpa köşelerine köşe koruması takın
- Evdeki bitkileri ve süs eşyalarını bebeğinizin erişemeyeceği bir yere koyun
- Pencere yakınında üzerine tırmanabileceği eşya bulundurmayın
- Duy kapakları takın
- Mümkünse evdeki radyatörlere koruyucu takın
- Banyoda elektrikli aygıt kullanmamaya özen gösterin
- Musluk koruyucuları taktırın
- Evdeki deterjan, temizlik malzemeleri, krem, deodorant gibi kimyasal madde içeren ürünleri çocuğunuzun erişemeyeceği yerlere koyun
- Mümkünse evde bir yangın alarmı ve yangın söndürücü bulundurun
- Mutfaktaki kesici ve çocuğun kendine zarar verebileceği tüm aletleri onun erişemeyeceği yerlerde muhafaza edin
- Mutfakta tezgah kenarlarına yakın yerlere sıcak yemek ya da su kapları koymayın
- Çocuğun içine girme ihtimaline karşı buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi eşyalara çocuk kilidi taktırın
- Mutfak ve banyoda yerlerin herzaman için kuru olmasına özen gösterin, ya da zemin ıslak ve kayganken bebeğinizi buralardan uzak tutun

BAHÇEDE:
Bebeğinizle birlikte evinizin bahçesinde vakit geçirmekten hoşlanıyor, ya da onun bahçede oynamasına izin veriyorsanız dikkat etmeniz gereken noktalar şunlardır:

- Bahçenizin sokağa açılan kapısını kapalı ve kilitli tutun
- Bahçenizde yetişen dikenli ve zehirli bitkileri sökün ya da çitle çevirerek bebeğinizin erişmesini engelleyin
- Bahçenizde havuz varsa çevresini çitle çevirin
- Bahçe alet ve malzemelerini çocuğun erişemeyeceği yerlerde muhafaza edin

SOKAKTA:
- Bebeğinizi sokağa çıkardığınızda kullanacağınız bebek arabası ya da taşıma askısını özenle seçin; kullanım kolaylığı sağlayan; bebeğin rahatlığı ve sağlığı için tasarlanmış ürünleri seçmeniz uygun olacaktır.
- Bebeğinizi pusetle gezdirirken trafiğe dikkat edin, karşıdan karşıya geçerken yaya geçitlerini ya da trafik ışıklarını kullanın. Park eden arabaların arasından karşı karşıya geçmeyin, sürücü sizi görse bile bebek arabasını görmeyebilir.
- Bebeğinizi arabaların egzozlarından mümkün olduğunca korumaya çalışın
- Alışveriş yaparken bebeğinizi yanınızdan ayırmayın; dükkanlara girerken bebek arabasını dışarda bırakmak zorunda kalsanız bile bebeğinizi yanınıza alın.
- Alışveriş sırasında bebeğinizi kaybettiyseniz panik yapmamaya çalışın ve vakit geçirmeden bulunduğunuz mağazanın ya da alışveriş merkezinin güvenliğine haber verin. Birçok mağaza ve alışveriş merkezinde güvenlik kameraları sayesinde çocuğunuz kolaylıkla bulunabilir.
- Çocuğunuza küçük yaşlarından itibaren yabancılara karşı temkinli olması, tanımadığı kişilerin onu biryerlere götürmesine izin vermemesi gerektiğini, onu korkutmayacak bir tarzda öğretin.

BEBEKLER VE UYKU

Bebeklerin sağlıklı gelişimleri için mutlaka düzenli uykuya gereksinimleri vardır.




Uyku gereksinimi yaş büyüdükçe azalmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin uyku gereksinimi yaklaşık 16,5 saatken 3 aylık olduğunda 15 saat, 9 aylık olduğunda 14 saat, 18 aylık olduğunda 13,5 saat , 3 yaşına geldiğinde 12 saate inmektedir. Ayrıca bebeklerin 3 yaşına gelene kadar gece uyku ihtiyaçları olduğu gibi gündüz uykusuna gereksinimleri de vardır. Yine yaş büyüdükçe gece uykusu artarken gündüz uykuları azalmaktadır. 9 ayın altındaki bebeklerin uyku ritmlerinin beyin dalgalarının ölçülmesi yöntemiyle incelendiğinde uykularının çok derin olmadığı 50-60 dakikada bir uykularının hafiflediği ve kısa süreli uyanabildikleri saptanmıştır. Yukarıdaki grafikten bebeğinizin yaşına göre ortalama uyku ihtiyacını hesaplayabilirsiniz. Örneğin sağlıklı normal bir bebek, 1 haftalıkken toplam olarak 16,5 saat uyur. Toplam uyku gereksiniminin 8,5 saati gece uykusu iken geri kalan 8 saati de günde 4 kez olmak üzere gündüz uykusudur.

Detaylı Bilgi:

- Bebeğinizin Uyku Düzeni
- Bebeğinizin Uyku Düzenini Anlamak
- Yeni Doğan Bebekler Ne Kadar Uyur?
- Gece Uykuları
- Bebeklerin Uyku Düzeni Nasıl Değişir?0-3 Ay Arası
- 3-6 Ay Arası
- 6-9 Ay Arası
- 9-12 Ay Arası
- 12-18 Ay Arası
- 18-24 Ay Arası
- 24-36 Ay Arası


Bebeğinizin uyku düzeni

Yeni bebek sahibi olanların en çok huzursuzluk duydukları konulardan biri hem bebeklerinin hem de kendilerinin uyku düzenidir. Özellikle gece uykusunun azalması ve bölünmesi anne ve babayı kısa sürede tüketir.

Bebeğiniz doğduğunda günde yaklaşık 16 saat civarında uyur ancak bu süre zamanla azalır ve kısa periyodlar halinde bölünür. İlk haftalarda gaz sancısı ve mide asidinin ağzına gelmesi nedeniyle bebek huzursuz olup uyumayabilir. Hastalıklar, gereksiz fazla besleme ve fazla panik ve huzursuzluk da bebeğin uykusunu bozar. İlk aylarda bebeğinizin uykusu daha hafif olacağı için daha sık uyanır ve daha sonra tekrar uykuya dalmakta güçlük çeker.

Bebeğiniz iyi uyku alışkanlıklarını 6 hafta gibi erken bir dönemde geliştirebilir. Düzgün ve düzenli bir uyku alışkanlığı oluşturabilmek için ‘anahtar’ bebeği her gün aynı saatte henüz uyanıkken yatağa koymak, aynı saatte altını değiştirmek ve bir gece uykusu rutini geliştirmektir. Bebeğiniz için ideal uyku ortamı hafif loş ışık (hemen hemen karanlık), sessiz ve rahat edebileceği ısıda bir odadır ve gece uykusuna hazırlık yaparken her hareketinizin huzurlu ve sakin olmasına önem vermelisiniz. Sakin hareket ederken gece uykusu rutinini çok uzun sürdürmemeli ve 5-10 dakika gibi bir sürede tamamlamalısınız. Gece ve gündüzü ayırt etmesini sağlayıp gündüz çok uzun saatler uyumasını önleyerek, sakin ve huzurlu gece beslemesi ve ılık bir banyo yaptırarak rahatlatabilirsiniz. Sakin ve huzurlu bir ortam yaratıp gece uykularının huzur ve mutluluk verici olduğunu ve korkmaması gerektiğini hissettirebilirsiniz ve sonunda uzun uykularını geceye kaydırabilirsiniz. Bebeğinizin uykuya dalarken sallanmak, sizi uyurken yanında istemesi, beslenme istemesi gibi negatif alışkanlıklarını pozitif olanlarla (kendi kendine uyumasını, uyandığında kendini huzurlu hissetmesini sağlamak gibi) değiştirmeniz gereklidir.

Bebeğiniz uykuya kendi kendine dalarsa gece sizi çağırdığında onunla ilgilenmeniz ve altını değiştirmenizin sakıncası yoktur. Gece uyandığı zaman bebeği çığlık çığlığa ağlatmayın ama daha ilk sesini duyuşunuzda da atlamayın, yanına gittiğinizde öncelikle bebeğinizin gerçekten huzursuz olup olmadığını anlamaya çalışın ve bir huzursuzluğu olmadığından emin olunca onu kucağınıza almadan ya da sırtına pat pat vurmadan, sakin ve yumuşak ses tonuyla onunla konuşarak rahatlamasını sağlayıp yeniden kendi kendine uykuya dalmasını sağlayın.

Bazı doktorlar bebeği yatağına uyumadan önce koymak ve kendi kendine uyumasını sağlamak gerektiğini savunurken bir kısmı ise bebeğin anne veya babanın kucağında veya hafifçe sallanırken ve kendini huzurlu hissederken uyutulmasını, bir diğer grupta ailece aynı yatağın bile paylaşılmasının sakıncası olmadığını savunur. Hangi yöntemi benimserseniz benimseyin uyku zamanı bebek için sıcak, huzurlu ve konforlu bir süreç olmalıdır.
Unutulmaması gereken bir konu da henüz bebek tam olarak uyanıkken onu yatağına koyup uyuması için zorlamaktır ki bu onun uyanık kalacağı sürenin daha da artmasına neden olacaktır.

Başa Dön

Bebeğinizin uyku düzenini anlamak
Bebekler çok uyur ancak genellikle sizin istediğiniz zaman değil. Pek çok yeni doğan günde 16-18 saat uyur ve bebek büyüdükçe uykusu düzene girer. Onun uyku paternini anlayarak belli bir düzen oluşturabilirsiniz. Bebeklerin uykusu özellikle ilk aylarda yetişkinlerden farklı olarak çok kısadır ve sık sık uyanırlar. Yetişkinler genelde 6 saat derin uyku, 2 saat hafif uyku ve gece boyunca bir kez uykunun kesilmesi şeklinde bir düzene sahiptir. Hafif uykuda iken anlık olarak uyanabiliriz ancak bebeklerden farklı olarak bizler yeniden nasıl uykuya dalınabileceğini biliriz. Bebekler yetişkinlerden iki kat daha fazla hafif uyku siklusuna sahiptir, yani derin uykudan daha çok hafif uyku uyurlar ve tüm uyku süreleri de daha kısadır. Bebekler derin uykudan hafif uykuya geçtiklerinde uyanırlar.

Bebekler ilk aylarda 9-10 saati gece olmak üzere günde 14-16 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. 6 aylık olduklarında ise uyku sürelerini kesintisiz 6-8 saate uzatabilirler. 4-6 ay civarında yapılan uyku EEG’sinde erişkin paterni gösterdikleri görülür. Uyku siklusları erişkinlerde 90 dakika iken bebeklerde kısa ve 50-60 dakika civarındadır. İlk aylarda bebekler yeniden uykuya dalabilmek için yardıma ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler bebeği alır hafifçe sallar, rahatlatır, yeniden uykuya dalmasını sağlar ve yatağına yatırır ve bebek uyanır. Neden? Çünkü siz onu yatağına yatırdığınızda bebek hala hafif uyku siklusundadır. Bu durumda bebek uyuduktan sonra bir süre bekleyip onun derin uykuya geçtiğinden emin olduktan sonra yatağa yatırılmalıdır. Bunu nasıl anlarız? Bebeğin kol ve bacakları iyice gevşemiş ve kendini bırakmışsa-bebeğin kol veya bacağını hafifçe kaldırıp bıraktığımızda kontrolsüz bir şekilde düşüyorsa- derin uykuya geçmiştir.

Başa Dön

Yeni doğan bebekler ne kadar uyur?
Yeni doğan bebekler , 2-3 saatlik bölümler halinde , toplam olarak 16-18 saat uyur . Daha sonra beslenmek veya çevreyle ilgilenmek için uyanırlar. Gece ve gündüz ritmi henüz yoktur. Yani ilk haftalarda uyanmadan bir gece geçirmeyi beklememek gerekir. Gece bebeğinizi ya beslemek ya da altını değiştirmek için kalkmanız gerekecektir. Bebek büyüdükçe uykusu düzene girmeye başlar. Bazı bebekler 6 haftalıkken bütün gece uyanmadan uyumaya başlarken diğer bir kısmı ise bu düzene ancak 5-6. aylarda ulaşırlar. Bazı bebekler daha fazla uykuya ihtiyaç duyarken bazıları az uykuyla yetinirler.

Gece uykuları
İlk 6 ayda bebeğiniz geceleri pek çok kez uyanacaktır. Bir yaşında ise gecede en az 1 kez uyanacaktır. Bebeğinizin gece uyanmaları her zaman sizinde kalkmanız anlamına gelmez, hatta eğer bebeğin karnının tok, altının temiz olduğundan ve üşümediğinden eminseniz kalkmamalısınız. Gece uyanmaları bebeğiniz gece beslenmeleri azaldıkça ve uzun uykuya geçtikçe azalacaktır.

- Geceleri bebeğinizi beslemeniz ya da altını değiştirmeniz gerekirse sert hareketler ve gürültü yaparak bebeği çok fazla uyarmayın. Uykusunu ne kadar az dağıtırsanız tekrar o kadar kolay uykuya dalar.
- Bebeğinizin gündüz uykularını azaltın.
- Bebeğinizin hafif uykusunun geldiğini gördüğünüzde onu yatağa götürün. Bebeğinizin nasıl gevşeyip uykuya dalabileceğini öğrenmesi gereklidir. Eğer uykusu geldiğinde onu sallar veya kucağınızda uyutmaya alıştırırsanız, gece uyanınca da uyuyabilmek için aynı aktivitelere gereksinim duyar. Gece uyanınca nasıl yeniden uyuyabileceğini anlaması için pratik yapmaya ihtiyacı vardır. Bu da ancak gece uykusuna kendi kendine dalmasını öğretmekle başlar.
- Bebeğinizi yatağa ağzında emzik ile yatırmayın. Eğer bebek emziği kendini sakinleştirmek için bir araç gibi görürse bu bir alışkanlık haline gelir. Emzik bebeklerin emme reflleksini tatmin etmek içindir, uykuya dalması için değil. Eğer bebeğiniz uykuya ağzında emzik ile dalarsa uyuduktan sonra yavaşça emziği ağzından çıkartın ve yatağa emziksiz olarak koyun.
- 4-6. aylarda başlamak üzere bebeğiniz uyandığında onu kontrol etmek için yanına birkaç dakika gecikmeli gitmeye başlayabilirsiniz. Muhtemelen kendi kendine sakinleşip tekrar uykuya dalacaktır. Eğer ağlamaya devam ederse sessizce yanına gidip kontrol edin. Işığı yakmayın, kucağınıza almayın, sallamayın veya onunla oynamayın. Hala ağlamaya devam eder ve sesi biraz daha artarsa neyin onu rahatsız ettiğini anlamaya çalışın; karnı mı acıktı, altı mı ıslak, başka bir problem mi var? Sorun çözüldüğünde rahatlayıp yeniden uykuya dalacaktır.

Başa Dön

Bebeklerin uyku düzeni nasıl değişir?

0 - 3 ay arası
Bebekler üç aylıkken gece 9 saat, ve gündüz üçe bölünmüş olarak 6 saat yani toplam 15 saat uyurlar. 6 aylıkken gecede kabaca 2’şer saatlik 2 kez hafif uyku ve kalan sürede derin gece uykusu uyur ve 9 aylık olduğunda ise hafif uykuların süresi 30 dakikaya iner ve toplam uyku süresi 14 saat olur. Bebeğiniz bir yaşına girdiğinde günlük uykusu yaklaşık 13-14 saat ve bunun 11 saati gece uykusu haline gelecektir.

- Bebeğinizin uykusunun geldiğini nasıl anlarsınız?
Bebekler 6-8 haftalık olana kadar bir kerede iki saatten fazla uyanık kalamazlar. Eğer uykusu geldiğinde onu yatağına yatırmakta gecikirseniz çok yorulacak ve uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yüzden bebeğinizin uykulu olduğunu anlamalısınız. Gözlerini ovuşturma, kulağını çekme, gözlerinin altında karanlık halkalar oluşması gibi belirtiler bebeğinizin uykusunun geldiğini gösteren habercilerdir. Kısa bir süre sonra zaten altıncı hissinizle bebeğinizin uyku düzenini ve ne zaman uykusu geldiğini içgüdüsel olarak anlayabileceksiniz.

- Gece ve gündüzü ayırt etme
Bazı bebekler gece kuşudur. İlk günlerde pek birşey yapamazsınız ancak bebeğiniz iki haftalık olduğunda ona gece ve gündüzü ayırt etmeyi öğretebilirsiniz. Gündüz uyanık olduğunda onunla mümkün olduğu kadar çok oynayıp onu oyalayın, evi ve odasını aydınlık hale getirin ve günlük olağan sesleri (örneğin telefon , TV veya radyonun sesi gibi) azaltmaya çalışmayın ve besledikten sonra uyumaya başlarsa uyandırın.
Geceleri ise onu beslemek için yanına gittiğinizde oyun yapmayın. Odanın ışıklarını ve sesleri azaltın ve onunla konuşmak için fazla zaman harcamayın.

Bebeğinize kendi kendine uyuma fırsatı verin
Bebeğiniz 6-8 haftalık olduğunda kendi kendine uyumaya başlayabilir. Uykusu geldiğinde ancak henüz tam uyumamışken yatağına yatırın.

Başa Dön

3-6 ay arası
3-4 aylık bebekler günde yaklaşık 15 saat uyur; 10 saat gece ve kalanı parçalar halinde gündüz uyurlar. Hala geceleri bir ya da iki kez bebeğinizi beslemek için uyanabilirsiniz ancak 6 aylıktan itibaren bebeğiniz bütün gece boyunca uyumaya başlayabilir.
Bebekler için uygun uyku saati akşam 7 – 8:30 arasıdır. Daha geç saatte bebeğiniz çok yorulmuş olacak ve uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yorgunluk fazlası size çok farklı gözükebilir, bebeğiniz duvarlara tırmanacak kadar uyanık ve canlı olabilir ama bu kesinlikle uyku vaktinin geçirilmiş olduğunun işaretleridir.

Sabahları bebeğinizi en az 10-12 saat uyuduğuna eminseniz aynı saatte uyandırın. Bu belli bir düzen oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

6-9 ay arası
Bu aylarda bebekler günde 14 saat uyumak ister ve bir kerede 7 saat gibi uzun bir süreyle uyuma yeteneğini kazanmıştır. Eğer daha uzun uyuyorsa bu kendi kendine uyuyabilme yeteneğini kazandığı anlamına gelir. Gündüz biri sabah biri akşamüstü olmak üzere 1.5-2 saatlik kısa uykuları olabilir. Bebeğiniz günde üç kez kısa uykular uyuyorsa telaşlanmayın. Unutmayın gündüz ve gece uykuları için belli saatler uygulanması bebeğinizin uyku düzeninin oturtulmasına yardımcı olur.

Bu aylarda da bebeğinizin uyku düzenini oturtmak için öncelikle bir gece uykusu rutini oluşturmak gereklidir. Ilık bir banyo, sessizi sakin bir oyun, hikaye okumak, ninni mırıldanmak gibi. Ancak bütün bunları her gece aynı sırayla yapmaya özen gösteriniz. Bebeğiniz aynı sırayı takip etmekten hoşlanacaktır.

Bebeğinizin günlük aktiviteleri ve uykusu için belli bir düzen oturtmaya çalışın. Bu demek değilki dakikası dakikasına saatlere uyacaksınız ancak genel olarak günün hemen hemen hep aynı saatlerinde yemek, oyun, uyku düzeni sağlayın. Bu saatleri benimsediğinde o saatteki aktiviteye daha kolay adapte olacaktır.

- Potansiyel tehlikeler
Bebeğinizin hiç uyku problemi yokken birden geceleri uyanmaya veya uykuya dalmada güçlük çekmeye başlayabilir. Bu gelişme aslında bebeğinizin zihinsel ve motor gelişiminin bir parçası olan ebeveynlerden ayrı kalmaya karşı gelişen huzursuzluk nedeniyledir.
Bu aylardaki bebeğiniz yuvarlanmaya, kendini çekerek ayağa kalkmaya ve yerde sürünmeye başlamıştır ve yeni yeteneklerini sürekli uygulamak, denemek isteyecektir. Hatta uyuduktan sonra bile uyanıp yeniden pratik yapmak isteyecektir. Çok yoğun olarak bu aktivitelerle uğraştığı zaman ve örneğin yatağında ayağa kalkıp uzun bir süre oturamadığı zaman, uykuya tekrar dalamayacak ve ağlayacaktır. Ayağa kalktıktan sonra yeniden oturamazsa ona nasıl oturabileceğini öğretmeniz gerekir. Bu her zaman yatağında ayağa kalktığında olmayabilir, hemen her yerde ve durumda ona nasıl yeniden oturabileceğini ve yatabileceğini öğretmeniz gereklidir ki gece uyanıp kalktığında yeniden kendi kendine yatmayı ve uyumayı öğrenebilsin. Ona oyun oynar gibi ayağa kalkmayı ve tekrar oturmayı pek çok kez tekrarlayarak öğretebilirsiniz.

Eğer bebeğiniz normalde akşam saat 8:30’dan sonra yatıyor ve gece birden uyanıyorsa bebeğinizi her zamankinden yarım saat önce uykuya yatırmanız onun gece boyu uyumasını sağlayabilir. Bu yöntem gerçekten işe yarayabilir. Deneyin.

Başa Dön

9-12 ay arası
Bu aylarda bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüz iki kez 1.5-2 saat uyur. Bebeğinizin yeterince uyuyup uykusunu aldığından emin olmalısınız çünkü uyku bebeğinizin gelişimi için çok önemlidir. Sabit uyku düzenine ve bebeğinizi hemen hemen hep aynı saatlerde uyutmaya özen gösterin. Eğer bu düzeni kaydırırsanız gece uykuya dalması güçleşip daha sık uyanabilir. Daha önceki aylar için de söylediğimiz gibi banyo yaptırmak, masal okumak, sessiz bir oyun oynamak gibi. Her gece aynı rutini aynı sırayla yaptığınızdan emin olun. Bebekler düzenden hoşlanır ve sırda ne olduğunu bilmek onları mutlu eder. Eğer banyo yapmaktan hiç hoşlanmıyorsa bu aktiviteyi başa koyup ilk önce onu tamamlayabilirsiniz. Masal sevmiyorsa ona şarkı mırıldanabilirsiniz.

Bebeğinizin gece uykusu düzeni gibi gündüz aktivitelerini de düzene sokarsanız bebeğiniz gece rutinini daha kolay kabullenir. Eğer hep aynı saatlerde yer, oynar, uyur ve aynı anda yatağa giderse daha rahat uyur. Bebeğinize pek çok yeteneği kazanmasında yardımcı olduğunuz gibi uykuya kendi kendine dalması konusunda da yardımcı olabilirsiniz.

Bu aylardaki muhtemel problemler bebeğinizin yeni öğrenmeye başladığı ve çok zevk aldığı oturmak, yuvarlanmak, yerde sürünmek ve hatta birkaç adım atmak gibi aktivitelerden uzak kalmak istememesi olacaktır. Bu başarılar onu çok heyecanlandıracak ve uyumak istememesine, uyusa bile uyanıp yeniden pratik yapmak istemesine neden olacaktır. Kendini sakinleştirip uykuya dalamazssa ağlamaya başlayacaktır. Bebeğinizi gece uyanıp bu heyecanla bulduğunuzda beslemenizin yardımı olmayacak hatta durumu daha da zorlaştıracaktır.

Gelişiminin doğal bir parçası olan sizden ayrı kalma korkusu da-sizi özlemesi, geri dönüp dönmeyeceğiniz konusunda huzursuz olması gibi- siz odasına gidip sakin bir şekilde onunla konuştuğunuzda geçecek ve rahatlayıp uykuya dalacaktır.
6.aydan sonra bebeğiniz hala sizin yanınızda uyuyorsa artık onu kendi odasına taşıma vakti gelmiş demektir; geceleri uyanmasının sebeplerinden biri de sizin odadaki varlığınızı hissetmesi ya da sesinizi duyması olabilir. Gece uyuyamamasının diğer bir sebebi odasının aşırı karanlık olması olabilir. Kimi bebekler uyumadan önce tanıdık bir çevrede olduklarını görüp rahatlamak ihtiyacı duyabilirler; bu sebeple uygun bir gece lambası kullanmanız faydalı olabilir.

12-18 ay arası
Sizi kutlarız. Bebeğiniz artık bebeklikten çıkıp bir çocuk oldu ancak hala küçüklüğündeki kadar uykuya ihtiyacı var. İki yaşına kadar 11 saati gece olmak üzere günde 13-14 saat uyuması gerekli.Hala gündüz iki kısa uykuya ihtiyaç duyar ancak 18 aylık olduğunda günde bir kez akşamüstü 1.5-3 saat arası uyku yeterli olacaktır. Bu düzeni ise 4-5 yaşına kadar devam etmelidir. İki gündüz uykusundan bir gündüz uykusuna geçişi zor olabilir. Uzmanlar bunun için geçiş döneminde bir süre bebeğinizin gece ne kadar uyuduğuna dikkat ederek bir veya iki gündüz uykusu ayarlamanızı ve gündüz bir kez uyuduğunda gece uykuya erken yatırmanızı tavsiye ediyorlar.

- Bu aylarda sağlıklı uyku alışkanlıkları edinmesini nasıl sağlayabiliriz?
Hayatının bu ilk yıllarında çocuğunuzun uykularının sürekli bir düzene oturmasını beklemeyin. Bir kaç gün hatta ay boyunca geceleri düzenli uyuyup, sonra tekrar ilk doğduğu günlerdeki gibi geceleri sıklıkla uyanmaya başlayabilir.
Bebeğiniz daha küçükken yaptıklarınız dışında pek yeni birşey yoktur. Şu andaki en iyi kozunuz bebeğiniz yaklaşık altı aylıkken başladığınız stratejileri sürdürmektir;
Gece uykusu rutini; banyo yaptırmak, masal okumak, ninni mırıldanmak gibi, bebeğinizi sakinleştirip uyumasına yardımcı olacaktır. Unutmayın bütün bu aktiviteleri hep aynı sırayla ve oldukça sakin ve huzurlu hareketlerle uygulayıp bebeğe gece uykusunun huzur ve mutluluk verici olduğunu hissettirmek gerekir. Unutmayın bebekler ve çocuklar düzeni sever, aktivitelerin hep aynı sırayla yapılması ve arkadan ne geleceğini bilmeleri onları heyecanlandırır ve mutlu eder. Eğer bebeğinizin hala harcaması gereken fazla enerjisi varsa onu çok zorlamadan biraz daha oyun oynatıp veya masal anlatıp tekrar yatağına götürebilirsiniz.

Günlük aktivitelerde de hep aynı sırayı ve saatleri uygulamaya özen gösterin, bu düzeni benimsediğinde uyku vaktini daha kolay kabullenecektir.
Bebeğinizin uykuya her gece kendisinin dalmasına özen gösterin. Uyuyabilmesi için sallanma, ilgi ve ninni söylenmesi gibi aktivitelere ihtiyaç duymaması gerekmektedir. Eğer uyuyabilmesi için özel bir aktiviteye ihtiyaç duyuyorsa gece her uyanışında aynı aktiviteyi sağlamadan tekrar uykuya dalamayacaktır.

Bu yaştaki bebeğiniz geceleri uykuya dalma güçlüğü veya gece sık uykudan uyanma gibi sorunlar yaşayabilir. Bu yaştaki problem muhtemelen artık ayağa kalkıp yürüyebiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Daha önceki aylarda yeni öğrendiği aktivitelere ve başarılarına karşı duyduğu heyecan gibi bir heyecanla uyumak istemeyebilir. Uyumak istemezse uzmanlar bebeğinizi birkaç dakika süreyle yatağında bırakmanızı ve sakinleşmesini beklemenizi öneriyor.

- Bebeğin kendi kendine uyuması amacı ile ağlamasına göz yummak doğru mudur?
Bebeğe yalnız uyumayı öğretirken duygularını gözardı etmemeniz gerekir. Bebekler tek başlarına uyumayı öğrenmeleri için ağlamaya terk edildiklerinde ailelerinin onları rahatlatmak için ilgilenecek kadar sevmedikleri hissine kapılırlar. Ağlamayı kestiklerinde sebep yardımın geleceğinden ümidi kesmiş olmalarıdır. Burada sorulması gereken soru “bebeği en az ilgilenerek nasıl uyuturum?” değil, “bebeğimin huzurlu, kendine güvenli ve sevildiğini ve önemsendiğini hissettirerek nasıl kendi kendine uyumasını sağlayabilirim?” olmalıdır.

Bebeği uykusunun geldiğini gördüğünüzde yatağına koyun ve ona şarkı mırıldanın, sırtını okşayın ve huzurlu olmasını sağladıktan sonra odadan ayrılın. Eğer ağlarsa yeniden odaya dönüp onu rahatlatıp tekrar çıkabilirsiniz.

İlk yıl içinde pek çok kereler bebeğinizin odasına dönüp onu sakinleştirmeniz, beslemeniz gerekebilir. Bebeğiniz onun ihtiyaçlarına cevap verdiğinizi ve size güvenebileceğini öğrenip huzur içinde uykuya dalabilir. Bebeğiniz ne kadar sizin onun ihtiyaçlarınıza cevap vereceğine inanırsa o kadar az ağlayacak ve huzurlu bir şekilde uyuyacaktır. Her ne kadar bebeğinize ihtiyacı olduğunda yardım etmek onu ağlamaya bırakmaktan daha fazla zaman harcamanıza neden olsa da, bebeğinizin şu anda ve ilerde daha mutlu ve huzurlu bir insan olmasını sağlayacaktır.
Eğer çocuğunuz gece uyandığı zamanlarda sizden yakın ilgi görmeye alıştıysa, onu yavaş yavaş bu durumdan vazgeçirmeye başlayın. Örneğin gece uyandığı saatlerde rahatlatmak amacıyla onu sütle beslemek yerine, sadece su verin ya da hiçbirşey vermeden tekrar uyutmaya çalışın. Geceleri uyandığında ışığı yakıp onunla oynamaya alıştırdıysanız, buna devam etmeyin. Işığı yakmadan, onu kucağınıza almadan sadece konuşarak rahatlatmaya çalışın.
Alıştığı uyku rutinlerinde bir değişim çocuğunuzda uyku problemine yol açabilir (örneğin odasının ya da yatağının değişmesi veya mutlaka birlikte uyuduğu ve sevdiği bir oyuncak hayvanının kaybolması gibi). 12-14. aylar arasında bebekler aktif olarak rüya görmeye başlarlar, bu da onun şaşkınlıkla ya da korkuyla uykusundan uyanmasına sebep olabilir.
Bu period anne ve babalar için gerçekten zor, stresli ve yorucu olabilir. Ancak uyku eğitimi konusunda sabırlı ve istikrarlı davranırsanız, bir süre sonra olumlu sonuçlarını almaya başlayacak ve yaşadığınız zorlukları unutacaksınız.

Başa Dön

18-24 ay arası
Bebeğiniz artık gece 10-12 saat, akşamüstleri ise bir kez 1.5-3 saatlik uyku ihtiyacı duyar. Bazı bebekler ise 2 yaşına kadar günde iki kez gündüz uykusu uyuma ihtiyacı duyarlar ve sizin bebeğiniz de onlardan biri ise onunla savaşmayın, uyumasına izin verin.
Bu yaşta bebeğinizin hala kötü uyku alışkanlıkları varsa bunları değiştirmeye çalışın. Bebeğiniz hala sallanarak, kucakta veya ninni ile uyuyorsa artık bunları değiştirmenin zamanı gelmiştir. Bebeğiniz bu aktiviteler olmadan uyuyamıyorsa size bağımlı demektir ve gece de uyanınca size ihtiyaç duyacaktır. Uzmanlar şöyle bir örnek veriyor; siz yatağınızda yastığınıza başınızı koyup uyursunuz. Gecenin bir vakti uyanıp yastığınızın başınızın altından alınmış olduğunu görseniz ne yapardınız? Aynı şekilde bebeğiniz örneğin gece uykuya hep müzik CD’si dinleyerek dalıyor ise gece yarısı uyanıp müziği duyamayınca ne olduğunu düşünür ve yeniden uykuya dalmakta güçlük çekebilir. Bunu engellemek için bebeğinizi uykusu geldiğinde henüz tam uyumamışken yatağına yatırıp kendi kendine uyuması için yalnız bırakmak gereklidir.

- Bebeğinize kabul edebileceği seçenekler sunun
Bu günlerde çocuğunuz yeni keşfettiği bağımsızlığının limitlerini test etmeye başlar ve etrafındaki dünyayı kendisi kontrol etmek ister. Gece uykusu için savaşma süresini kısaltmak için bebeğinize gece uykusu rutininde seçim yapması şansı verebilirsiniz, örneğin hangi masalı dinlemek istediği, hangi pijamayı giymek istediğine karar vermesi gibi. Buradaki trik çocuğunuza yüzlerce ihtimal yerine sizinde uygun bulacağınız birkaç seçenek vermektir. Örneğin çocuğunuza “yatmak istermisin?” diye sormak yerine, çünkü alacağınız cevap büyük ihtimalle hayır olacaktır, “şimdi mi yoksa beş dakika sonra mı yatmak istersin?” şeklinde sorabilirsiniz. Hala kararı o vermiş olacak ancak her iki seçenekte de sizin istediğiniz olacaktır.

- Muhtemel sorunlar
Bu yaşlardaki çocuklarda en sık görülen problemler uykuya dalma güçlüğü ve sık gece uyanmalarıdır. Bu yaş grubunda bir sorun daha olabilir. 18-24 aylar arasında herhangi bir zamanda çocuklar yataklarının parmaklıklarına tırmanmaya çalışabilir ve düşme riski ile karşı karşıya kalabilirler. Bu durum bebeğinizi artık daha büyük yatağa almanız anlamına gelmez.
Bu durumda ne yapılabilir? Yatağı alçaltılabilir, yatakta parmaklıklara tırmanmasına destek olabilecek oyuncaklar varsa bunlar yataktan çıkartılabilir. Eğer çocuğunuz bir kez parmaklığa tırmanıp düştü ve siz çok ilgi gösterip onu kendi yatağınıza aldıysanız tekrara yatağına geri götürdüğünüzde aynı ilgiye ulaşmak amacı ile yaniden tırmanmayı göze alabilir. Bunun yerine sakin ve doğal olup, ciddi bir şekilde tırmanmaması gerektiğini söylemeniz ve onu yeniden yatağına yatırmanız gerekir. Ne yapmaması gerektiğini çabuk öğrenecektir.
Bebeğinizi yatağına yatırdığınızda onun sizi göremeyeceği bir yerden onu izleyip yatağın parmaklıklarına tırmanmaya çalıştığını gördüğünüzde hemen uyarın. Bunu birkaç kez yaptıktan sonra yeniden denemeyecektir.

Çocuğunuzun parmaklıklara tırmanmamasını sağlayamıyorsanız o zaman yatağın etrafını güvenli hale getirmeye çalışın. Yatağın etrafına yastıklar yerleştirebilirsiniz ve yatak etrafında bebeğiniz üzerine düşerse yaralanmasına neden olabilecek sert ve sivri oyuncaklar ve cisimleri uzaklaştırın. Her koşulda parmaklığa tırmanıyorsa parmaklığı alçaltın. Yani tırmanmasını engelleyemiyorsanız en azından yaralanmasını engelleyin.

Onu yenemiyorsanız onun tarafına geçin!

Başa Dön

24-36 ay arası
İki üç yaşlar arası çocuklar gece 11 saat uyku ve akşamüstleri 1.5-2 saatlik uykuya ihtiyaç duyar. Bu yaş grubu çocukların çoğu akşam 7-9 arası uyur ve sabah 6:30-8 arası uyanır. Yani artık sizin uyku düzeninize artık hemen hemen yakındır. Hala sizden daha fazla hafif uyku dönemine sahiptir ve bu 4 yaşına kadar böyle devam eder. Bir uyku döneminden diğerine sizden daha fazla geçeceği için yine sizden daha fazla uyanır. Bu yüzden çocuğunuza uyandığı zaman nasıl tekrar uykuya dalacağını öğretmeniz gerekir.

Artık çocuğunuz parmaklıklı yataktan çıkabilecek kadar büyümüştür. Hele birde ikinci kez hamile iseniz doğum yapmadan 6-8 hafta önce çocuğunuzu normal yatağa geçirmelisiniz. Yeni bebeği parmaklıklı yatağa getirmeden bir süre önce büyük çocuğunuz yatağına alışmış olmalıdır. Eğer çocuğunuz direnç gösteriyorsa bebek 3-4 aylık olana kadar parmaklıklı yatağı büyük çocuğunuza bırakabilirsiniz. Çocuğunuz alıştıktan sonra bebeği yatağa alırsınız.

Çocuğunuzun yeni taleplerini tahmin edip gece uykusu rutinine eklemek
Yeni bir hikaye, şarkı, bir bardak su gibi makul ve gerçekçi yeni talepler gece uykusu rutininne eklenebilir. Ancak çocuğunuz sadece bir isteğinin yerine getirileceğini bilmelidir, daha fazlasının değil. Çocuğunuz isteğinin yapıldığını görmeli ancak bunun sizin limitleriniz dahilinde olduğunu kavramalıdır..

Çocuğunuza her zaman sıcak bir iyi geceler öpücüğü vermeyi unutmayın
Çocuğunuz normal yatağa geçtikten sonra daha sık kalkmaya başlarsa onu yavaş ve sakin bir şekilde yatağına götürüp ciddi bir şekilde “iyi geceler” diyebilirsiniz. Bu yaşlarda yatmaya karşı direnç oldukça sık görülen bir durumdur ve bu yaşlardaki çocukların hiçbiri isteyerek yatmaz.

Karanlıktan korkma, yatağın altında canavarlar olması ve sizden uzak kalmak istememesi sık görülen problemlerdir. Çok endişelenmeyin. Korku çocuğunuzun normal gelişiminin bir parçasıdır. Eğer geceleri kabus görüp uyanıyorsa hemen yanına gidin rüyası hakkında konuşup onu rahatlatmaya çalışın. Eğer rüyaları devam ederse günlük hayatınızın içinde buna kaynak olabilecek problemleri bulmaya çalışın. Eğer gerçekten çok korkarak uyanıyor ve kolay kolay sakinleşemiyorsa onu arada bir yatağınıza almanızda bir sakınca yoktur.

Bebeğim gece boyunca huzurla uyurken şimdi uyumuyor ve sık sık uyanıyor. Neden olabilir?
Bebeğinizin uyku alışkanlığı değişti ise ve geceleri huzursuzlanıyor ve sürekli uyanıyorsa bunun pek çok sebebi olabilir;

Diş çıkarma; Dişetlerinde hafif ağrı ve kaşınma, huzursuzluk bebeğin normal düzenini geçici olarak bozabilir.

Büyümenin kilometre taşları;
Bebeğiniz büyüdükçe daha fazla beslenmeye ihtiyaç duyabilecektir. Eğer bebeğinizi artık geceleri beslemiyorsanız ebeveynlerden biri mutlaka bebeğin odasına gidip onu rahatlatmalıdır.
Bebeğiniz gelişimiyle birlikte önemli adımlar atmışsa ve bunun için büyük çaba harcıyorsa -kendini çekerek ayağa kalkmaya çalışmak, yürümek gibi-bu başarının mutluluğu ile uyanık kalmak isteyebilir. Uykudan uyanıp bu yeni becerilerini denemek isteyebilir, bu durumda onu yatağından almadan rahatlatıp uyuması için huzurlu ortam yaratmaya çalışın.

Kulak enfeksiyonları;
bebeğiniz bağırarak ağlıyorsa, kulağını çekiştiriyorsa, kendini arkaya atarak ağlıyorsa ve avutulamıyorsa bebeğinizde kulak enfeksiyonu olabilir. Bu durumda bebeğinize uyku düzeni oturtmak amacı ile sıkıntı çektirmenin anlamı yoktur. Bu durumda doktorunuzu aramanızda büyük yarar vardır.

Ayrılmaya karşı veya diğer huzursuzluklar;
Çok hareketli bir günden sonra örneğin yolculuk, yeni bir bakıcının başlaması, annenin işe dönmesi, dadının izin alması ve bebeğin 9 aylığa yaklaşması bebeğin uykusunun bozulmasına sebep olabilir. Bebeğinizin huzursuz olduğunu hissediyorsanız onu rahatlatmak için iki kat daha çaba gösterin, uyku düzenini rutin hale getirmeye daha dikkat edin, daha fazla sevgi ve sabır ile yaklaşın ama hemen her zaman bebeğinizin kendi kendine uykuya dalmasını sağlamaya çalışın.

Bebeğinizi yatağınıza alabilir misiniz?
Hemen her aile herhangi bir zamanda bu deneyimi yaşar ve bebeği yatağa almanın herkes için daha iyi bir uyku sağladığını keşfeder. Ancak bu durum bazı problemlere sebep olabilir
1. Yatak örtünüzün, yastıklarınızın hafif ve gergin olmasına dikkat edin. Ağır, yumuşak ve çok kıvrımlı örtü ve yastıklar bebeğinizin hem çok ısınmasına hem de yüzünü kapatıp nefes almasına engel olabilir.
2. Bebeğinizin yatağın kenarlarına girip sıkışmamasına dikkat edin.
3. Yatarken bebeğinizi çok kalın giydirmeyin çünkü sizin vücutlarınızdan yeterince ısı alacaktır.
4. Bebeği yastık üzerinde yatırmayın.Hem yuvarlanıp yana düşebilir ya da yastığın yumuşak kıvrımları nefes yolunu kapatıp tehlikeli olabilir.
5. Bir bebekle oyun çocuğunu yanyana yatırmayın. Hem yanlışlıkla bebeği tekmeleyebilir hem de istemeden üzerine yuvarlanıp boğulmasına neden olabilir. Eğer her iki çocuğunuzu da yanınıza almanız gerekiyorsa mutlaka arada ebeveynlerden biri olmalı.
6. Uykunuz çok derinse bebeğinizi yatağınıza almayın

Bebeğinizi o hoşlansa bile yüzüstü yatırmayın. Sırtüstü ve yan yatırın. Çünkü yapılan araştırmalarda yüzüstü yatan bebeklerde ani bebek ölümleri görülmüş ve sırtüstü veya yan yatan bebeklerde bu durum söz konusu olmamaktadır. Amerikan Pediatri Akademisi ailelere bebekleri sırt üstü veya en doğrusu yan yatırmalarını önermektedir. Bebeğinizi yastıklarla destekleyerek yan yatarken de rahat uyumasını sağlamanız mümkündür.

BEBEKLERDE AĞIZ BAKIMI VE SAĞLIĞI

Bebeğinizin ilk dişi belirir belirmez az miktarda süt dişi, flouridli diş macunu ile ve bir miktar gazlı bez ile dişetlerini temizlemeye başlamalısınız. Daha fazla dişi çıktığında ise, ona bir “bebe diş fırçası” alın. “bebe diş fırçaları” , yetişkinlere oranla daha hassas dişleri olan çocuklar için, uçları özenle yuvarlatılmış, yumuşak kıllı ve küçük başlı diş fırçalarıdır. Yavrunuzun dişlerini fırçalamanız onun hoşuna gidecek ve ileride diş fırçalama alışkanlığını kazanmasını sağlayacaktır.






Sağlıklı dişler ve diş etleri için;

- Diş çıkarmaya başladığı andan başlayarak bebeğinizin diş ve dişetlerini temizleyin.

- Yavrunuz yeteri kadar büyüdüğünde, kendi dişini fırçalaması için onu cesaretlendirin ve ona da bir fırça verin.

- Beslenme tarzının bol miktarda Kalsiyum ( süt, peynir,yoğurt ve yapraklı yeşil sebzeler iyi kaynaklardır) ve D vitamini (yumurta sarısı, yağlı balık ve süt ürünlerinde bulunur) içeriğinden emin olun.

- Şeker, kek ve şekerli içecekleri sınırlayın. Özellikle büyüdüğünde bunları tümüyle yasaklamayı başaramayacağınız için, yalnızca yemek zamanlarında yediğinden ve sonra dişlerini fırçalağından emin olun.
Not:İndikatörlü (Belirteçli) kıllara sahip olan bir diş fırçası tercih etmeniz durumunda , ebeveyn olarak çocuklarınızın dişlerini fırçalayıp fırçalamadıklarını gözlemlemeniz mümkün olacaktır. Ayrıca çocuklarınıza diş fırçalamayı özendirmek için, onun sevdiği çizgi kahramanların yer aldığı renkli ve şekilli diş fırçalarını almanız, yavrunuzun yaşamında çok önemli bir yer tutan diş fırçalama alışkanlığını ona kazandırmanız konusunda size büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

- Emziği asla şekerli birşeye batırmayın ya da tahıl ve içeceklere şeker veya bal katmayın. Gıda etiketlerini incelemenizde yarar vardır; sakaroz ve glikoz da şekerdir.

- Bebeğinizin fazla dişi çıktığında, yumuşak bir bebe diş fırçası ve bezelye büyüklüğünde bebek diş macunu ( Büyükler için üretilmiş olan diş macunları çok fazla fluorid içerir) kullanın.zamanı geldiğinde kullandığınız diş fırçasını yenileyin, - indikatörlü diş fırçaları size ne zaman yavrunuzun diş fırçasını değiştirmeniz gerektiğini belirtir- çünkü bakteriler kılların arasında birikebilir.Bebeğinizin dişlerini sabahları ve yatma zamanında temizlemeyi alışkanlık haline getirin.

BEBEĞİN AİLEYE ÖĞRETTİKLERİ VE FARKLI BEBEKLER

Kucakta tutulmaktan hoşlanmayan bebekler;
Bazi bebekler fiziksel kontaktan hoşlanmazlar. Bu ebeveynleri rahatsiz eden bir durumdur. Böyle bir durumda şunlar yapilabilir:

- Bebeği yatağa oturtup siz de karşısına oturun. Bebek sizin yüzünüze baksın ve sizi tanısın.
- Bebeği öpmek istediğinizde onu fazla sıkıştırmadan bunu yapın. Onunla yakın fiziksel kontağı el ve kollarını hareket ettirerek yapın.
- Bu bebekler ayrıca görsel ve işitsel kontakt da isterler.

Mutlu görülmeyen bebekler:
Mutlu görülmeyen bebek ebeveynler için çok zor bir durumdur. Bu durumda her şeyden önce bebegin temel ihtiyaçlarinin giderildiginden emin olun. Sonra sırasıyla,Bebeğin hangi durumlarda mutlu olduğunun bir listesini yapın ve bu aktiviteyi sık sık yapın. Bebeğin hayatındaki değişimleri erteleyin. Örneğin yeni vereceğiniz yiyeceklere başlamayın, yatağının yerini değiştirmeyin.Bebeğin sağlık sorunu olmadığından emin olun.

Hareketli bebekler:
Bütün bebekler hareketlidir. Hareketli veya aktif bebekler diğerlerinden farklı olarak her çeşit uyarıya fazla reaksiyon verirler. Bu durumda şu yöntemler yardımcı olabilir.

- Bebeği tutarken acele etmeyin.
- Bebeği gerekmedikçe tutmayın. Örneğin banyo yerine onu silebilirsiniz.
- Bu bebeklerin geniş alanlardan hoşlanmadigini aklinizda tutun.
- Bebeğim bulunduğu odanın sıcaklığını n çok olmamasına dikkat edin.
- Bebeği tutan herkesin bu işi nazikçe yapmasını sağlayın.

Uykucu bebekler:
Uyuyan bebek genellikle problemli değildir. Fakat bu bebek de bazı problemler belirebilir.

Doğum sonrası beklenen bazı durumlar, sebepleri ve iyi gelecek tedbirler;
Yeni doğan bebek bakımının temel ilkeleri:

Plastik vakum pompası:
Bu pompa bebeğin burnundaki nefes almasına engel olan salgıları temizlemekte kullanılır.

Bez değiştirme:
Sık bez değiştirme pişikleri önleyecektir. Hergün bebeğin altının ılık suyla yıkayın.Yenidoğanlar günde yaklaşık 8-10 bez değiştirirler.

Kız bebeklerin altını temizlerken; idrar deliğinin etrafındaki deri kıvrımlarını çok hafifçe kaldırın ve önden arkaya doğru temizleyin. Her seferinde bezin temiz kısmını kullanın. Erkek çocuk için penisi aşağı doğru yatırıp öyle bezleyin. Islak bir bezle penisi, yumurtalık torbasını, ve torbanın altını temizleyin. Yeni sünnet olmuş bir çocukta penis üstüne bir damla su damlatıp etrafını silin. Bezledikten sonra pudra kullanılması önerilmemektedir. İsilik olmuş bir bebekte şunları deneyin: bezi daha sık değiştirin.temizlediğiniz alana pişik için önerilen kremlerden birini sürün. Eğer hazır bez kullanmıyorsanız yıkadıktan sonra bezleri iki kere durulayın. Eğer hazır bez kullanıyorsanız arada sırada bebeğin bezsiz yatmasını sağlayın veya kumaş bezleri deneyin. Bezlenen alanı günde bir kaç kez havalandırın. Eğer döküntü bir kaç günde geçmediyse doktorunuza başvurun.

Banyo:
Banyo sırasında gerekli bütün malzemelerin yanı başınızda hazır olduğundan emin olun.Nerede banyo yaptırırsanız yaptırın bebeği asla yalnız başına bırakmayın. Telefona cevap vermeyin, kapıyı açmayın. Her an bebeğin yanı başında olun.

Göbek kordonu düşünceye kadar bebegi sünger ile silin. Göbek kordonu düştükten sonra banyo yaptirabilirsiniz. Ama her gün banyoya ihtiyaci yoktur. Sik banyo yaptirmak bebegin cildini kurutacaktir.

Suyun sıcaklığını ölçerken elinizi değil dirseğinizi veya el bileğinizi kullanın. Su sıcak değil ılık olmalıdır.

Sünger banyosu (bebeğinizi silme):
Bebeğinizi tamamen soymak onu rahatsız edebilir, bu nedenle sileceğiniz yeri soyun. Bebeğin yüzünü yıkayarak başlayın. Gözünün etrafını içerden dışarı doğru silin. Her seferinde süngerin değişik bir alanını kullanın. Kulaklarını temizleyin. Kulakları için ucu pamuklu çöp kullanmayın. Sonra bebeğin boynunu göğsünü, sırtını ve bacaklarını yıkayın. Koltuk altlarına, kulak arkalarına,ve kız bebeklerde genital bölgeye yıkamaya dikkat edin. En son bez bölgesini yıkayın. Bebeğin başını haftada 2-3 kez yıkayın. Bu sırada bebeğin başına yaptığınız ıslak masaj "konak" denilen kepek benzeri deri kabarmasını önleyecektir.

Leğen banyosu:
Kullanacağınız leğenin içini silin. 4-5 cm. Derinliğinde su koyun. Bebeğin başını tutarken ılık tutmak için su dökün. Bu arada bebek ile konuşun ve onu sakinleştirin. İlk bir kaç banyoda ağlama normaldir. Zaman içinde hem bebek hem de anne için banyo bir zevk olacaktır. Bebeği asla leğen içinde yalnız bırakmayın.

Göbek kordonun bakımı:
Düşünceye kadar bu alani kuru tutun. Bu alani alkollü bir bezle günde iki-üç kere temizleyebilirsiniz. Bezlerken bezin üst kismini aşagi dogru katlayin ki idrar bu bölgeye ulaşmasin. Göbek düşünceye kadar sünger banyosu daha iyidir. Eger şunlari görürseniz doktorunuza haber verin: göbek çevresindeki deride kırmızılık, göbekten iltihap benzeri akinti veya kötü koku.

Sünnetli bebeğin bakımı:
İlk 24 saat penisin çevresine vazelinli bir bandaj yapılacaktır. 24 sonra eğer bu bandaj kendiliğinden düşmezse ılık suyla ıslatın ve ayrılmasını bekleyin. Sonra önerilen kremi sürebilirsiniz. Bu beze yapışmasını önleyecektir. İyileşme 2-3 haftada olacaktır. Aşağıdakiler olursa doktorunuzu arayın;

- Sünnet sonrası 12 saat içinde bebek çişini yapmamışsa
- Hafif basınçla durdurulamayan sızma tarzında kanama oluyorsa
- Şişme varsa
- İlk günlerde olabilen sarı akıntı dışında bir akıntı varsa.

Sünnetsiz bebeğin bakımı:
Temel kural "rahat bırakın" dır. Bebeğin pipisi çevresindeki deriyi geri çekerek temizlemeye çalışmayın. Burası için özel bakım gerekmez, temiz tutmak yeterlidir. Sünnet derisi ilk günlerde elastiki değildir.

Bebeğin ateşini ölçmek:
Ateş genellikle enfeksiyonun göstergesidir. Bebeginizin ateşini ölçmek için en iyi yol makattan ölçmektir. Bebeklerde agizdan ateş ölçmek tehlikelidir. Termometre alirken hangi yoldan ateş ölçtügüne bakin. (rektal : makattan, aksillar: koltukalti, oral: agizdan)dijital termometreler kullanilmasi en kolay ama pahali olanlaridir. Civalı bir termometre kullanıyorsanız iyice sallayın, civa 35 dercenin altına düştüğünde kullanabilirsiniz. Eğer sonucu nasıl okuyacağınızı bilmiyorsanız bir hemşireden yardım isteyiniz.

Eğer koltukaltından ölçecek iseniz çocuğun üzerini çıkartın ve koltuk altını kurulayın. Koltuk altında 4 dakika tutun.

Makattan ölçecek iseniz termometrenin ucunun yuvarlak olmasına dikkat edin. Her bebeğin kendi termometresinin olmasında fayda vardır. Cam bölmenin etrafını alkolle silin. Azıcık vazelin sürün ve termometrenin ucunu makata 1-2cm girecek şekilde içeri sokun. Bacaklarını ve kalçalarını tutun. Sonra termometreyi alkolle temizleyin. Makattan ölçtüğünüz ateş 38 derecenin üzerindeyse doktorunuza haber verin.

Eğer koltukaltından alınan ateş 35.5 dereceden az veya 38 dereceden fazlaysa ölçümü makattan yapın.

Aşılar:

Hepatit B:
İlk doz doğumda, İkinci doz 1.ayda, Üçüncü doz 6.ayda

Difteri - Boğmaca - Tetanoz: 2., 4., 6. aylarda toplam 3 doz ve 15. veya 18. ayda tek doz rapel

Menenjit aşısı (h.influenza b): 2., 4., 6. aylarda toplam 3 doz ve 15. veya 18. ayda tek doz rapel

Çocuk felci (polio): 2., 4., 6. aylarda toplam 3 doz ve 15. veya 18. ayda tek doz rapel

Kızamık - Kızamıkçık - Kabakulak: 12. ayda ilk doz, 4-6 yaş arasında tek doz rapel

Hepatit A: 12. ayda ilk doz, 18. ayda ikinci doz

Su çiçeği: 15. ayda tek doz

Grip: 6. aydan itibaren uygulanabilir. Uygulama şeması için hekiminize danışınız.

Çocuğunuzun aşı takvimi kimliği gibidir, mutlaka muhafaza edin!

Ağlayan bir bebeği sakinleştirmek:
Bütün bebekler ağlar. Bunu unutmayın. Dahası yeni doğanlar günde 1-4 saat arası ağlarlar. Bu bebeğin bir şeye ihtiyacı olduğunun size söyleme biçimidir. Yalnızca sıkılmış olduğu için de ağladığını unutmayın.

Bebeğinizin ağlamasının ne anlama geldiğini öğrenin. Bebeğinizin sakinleştirmek için bazı yöntemler: Hafifçe sallamak, pışpışlamak, gazı gidermek, şarki söylemek, konuşmak, hafif müzik çalmak, bebekle yürümek, arabayla gezdirmek, ana kucağıyla gezdirmek.

Unutmayın, bebek sizin gergin olduğunuzu hissederse bu da bir ağlama sebebi olabilir. Gevşemeye çalışın. Asla çocuğunuzu şiddetli şekilde sarsmayın.

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve DOĞRU EMZİRME

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ

§ Bebeğin vücut ve ruh sağlığı için en uygun besin, annenin kendi sütüdür.

§ Emzirmenin doğumdan hemen sonra başlatılması ve sık emzirme ile süt yapımı kolaylaşır.

§ Erken emzirme ile annede doğum sonu kanamalar çabuk kesilir memelerde şişme ve iltihaplanma olmaz loğusalık kolaylaşır.

§ Anne sütü ile beslenen bebek D vitamini dışında su dahil hiç bir ek sıvıya, ek besine , vitamine gereksinimi yoktur.

§ Bebeğe ek sıvı ya da besinlerin verilmesi, annenin süt yapımını azaltır.

§ İlk 6 ay yalnız anne sütü ile beslenen bebekler sağlıklı büyür ve gelişirler. Başta ishal olmak üzere mikroplu hastalıklara yakalanmazlar, bebeklik döneminden sonra da daha az hastalanırlar.

§ Annenin bebeğini emzirmesi ile anne bebek ilişkisi güçlenir, annenin bebeğini benimsemesi bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır.

§ Sağlıklı her anne bebeği için yeterli süt üretebilir.

GEBELİK SIRASINDA MEMEDE NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER OLUR?

Gebelik dönemi boyunca annenin memeleri, doğacak bebek için dünyadaki en uygun sütü üretecek ve kullanmaya hazırlayacak bir fabrika haline gelir. Meme başının etrafındaki deriden yağlı bir madde salgılanmaya başlar. Bu doğal madde, emziren annenin meme ucunu çatlaklardan korur. Bu nedenle meme başını çatlaklardan korumak ya da temizlemek için meme başına karbonatlı su, sabunlu su, krem sürmeye gerek yoktur. Hatta bunları sürerken yağlı madde de silinecek ve meme başında çatlaklar daha kolay oluşacaktır.

Gebelik sırasında meme ve meme başına özel bakım uygulamak gereksizdir. Ancak memelerde büyüme olacağı için daha büyük beden sutyen kullanmak yararlı olacaktır.Doğum sırasında memeler bebek için ilk besin olacak ilk sütü salgılamaya hazırdır.

Memede süt üreten hücre kümeleri vardır. Hücrelerden toplayıcı kanallara taşınan süt meme ucuna yakın süt havuzuna gelir. Meme ucunda kanallar daralarak birleşir. Süt meme ucundaki deliklerden dışarıya akar.

ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI NELERDİR?

Doğumdan sonra gelen sarı süte ağız/kolostrum denir. Bebeği hastalıklardan korur. İlk sütün miktarı az olmasına karşın ilk günlerde bebeğin beslenmesi ve bağırsakların çalışması için yeterlidir.

§ Anne sütü bebeğin beslenmesi için ideal besindir.

§ Anne sütü en doğal ve taze besindir.

§ Anne sütü her zaman temiz ve mikropsuzdur.

§ Anne sütü daima hazırdır, ekonomiktir.

§ Anne sütü tamamıyla ve kolaylıkla sindirilir.

§ Anne sütü alan bebeklerde karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.

§ Anne sütü bebek ile anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar.

§ Anne sütü alan bebekler diğer besinler ile beslenen bebeklerden daha zeki olurlar.

§ Emziren annenin doğum sonu kanamaları daha az olur.

SÜT YAPIMI NASIL BAŞLAR?

Memedeki süt yapımını sağlayan madde annenin beyninden salgılanan prolaktin adlı bir hormondur. Gebeliğin sonlanması ile vücuttaki gebelik hormonları azalır ve prolaktin salgılayan bezler uyarılır. Prolaktin salgısı doğumdan sonra bazı annelerde hemen bazılarında 4 gün içinde artmaya başlar.

Kan damarları, memede süt yapımı için gereken maddeleri süt hücrelerine taşır. Prolaktin etkisiyle memeler sütle dolar. Bu sürede memede kan damarları daha çok kan taşır ve memeler sıcak ve sert olur. Süt akmaya başlayınca ve bebek emmeyi öğrendikçe memedeki gerginlik azalır, anne de rahatlar.

Bu olaylar sırasında anne ve bebek zorluklarla karşılaşabilir.İlk günlerde anne ve bebeğe, yardım ve destek gerekebilir.

ANNE SÜTÜNÜN GÖRÜNÜMÜ NASILDIR?

İlk sütün sarımtırak renkte olmasına karşın olgun süt , beyaz ve inek sütünden daha sulu görünümdedir, rengi mavimsi bile olabilir. Bebek büyüdükçe anne sütünün rengi değişir. Bunun nedeni bebek büyüdükçe ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde sütün içeriğinin değişmesidir.

SÜT MEMEDEN NASIL AKAR?

Süt yapılır yapılmaz memeden dışarı salınmaz, süt akması için bebeğin emmesi gerekmektedir. Bebeğin etkin emmesi için memeye iyi yerleştirilmesi ve memeye iyi kavraması çok önemlidir. Bebek emerken, meme başındaki sinirlerden, başka uyarılarda çıkar ve bu uyarılarla annenin beyninin başka bir bölümünden oksitosin adlı bir diğer hormon salgılanır.

Oksitosin süt adacıklarının etrafındaki küçük kasları etkiler. Bu etki ile kaslar kasılır ve süt, süt adacıklarından meme başındaki kanallara taşınır. Bebeğin emmesi ile meme ucunda bulunan 10-15 delikten süt dışarıya akar. Her iki meme aynı anda çalışır. Bebek bir memeden emerken, diğer memeden süt damlayabilir.

Bebek emmeye başladığında, ilk önce meme başının hemen arkasında bulunan süt havuzundaki birikmiş sütü alır. Bu süt hemen tükenir. Süt akımının devamı için oksitosin salgısının uyarılması gereklidir.

Memede süt yapımı ve yapılan sütün meme ucuna ulaşması bebeğin her iki hormonun yapımını uyaracak kadar kuvvetli ve etkin emmesi ile gerçekleşir. Bunun için bebeğin sık aralıklarla ve uygun bir biçimde memeye yerleştirilmesi ve bebeğinde meme başını iyice kavraması gerekir.

EMZİRME SIRASINDA SÜT AKIMININ DEVAMLILIĞI NASIL SAĞLANIR?

Bazı annelerin sütleri bebek emmeye tutulur tutulmaz akmaya başlar. Emzirmeyi düşünmek bile beyni uyararak sütün akmasına neden olur.

§ Kuvvetli emme ile annenin beynine uyarılar gider.

§ Oksitosin salgılanarak memeye ulaşır ve süt akımı başlar.

SÜT YAPIMININ DEVAMLILIĞI NASIL SAĞLANIR?

Emzirmede bebeğin ağzı annenin meme ucu çevresini sıkıştırır. Bu baskı ile uyarılan sinirler beyinde prolaktin yapımı ile ilgili görevli olan bölgeye uyarılar götürürler. Bu uyarılar prolaktin salgılanmasını başlatır. Ne kadar çok uyarı iletilirse o kadar çok prolaktin yapılır.

Bebeğin her emmesinde sinirler yoluyla gönderilen uyarılar annenin beynine iletilir. Beyinden prolaktin salgılanarak memeye kan yoluyla iletilir ve memede süt yapımı uyarılır.

EMZİRMEYE NE ZAMAN BAŞLAMALISINIZ?

Emzirmeye doğumda hemen sonra kendinize gelir gelmez başlamanız gerekir.

Doğumdan sonra ilk birkaç gün içerisinde gelen koyu süt bebeğe mutlaka verilmelidir.

Ağız sütü bebeğin büyümesine ve hastalıklara karşı koruyucu madde almasına yardımcı olur.

Doğumdan sonra 1-2 gün süt gelmese bile mamaya geçilmemeli, biberon verilmemeli, bebek emzirilmelidir.

Bebek sık sık memeye tutulunca 3-4 gün sonra bile süt gelebilir. Yenidoğan ve sarılığı olan bebekte de emzirme sürdürülmelidir. Yalancı meme verilmemelidir.

BEBEK MEMEYE NASIL YERLEŞTİRİLMELİ ?

İlk günlerde bebeği yatarak emzirmek anne için daha rahat olabilir. Bu durumda bebek yan yatmış olan anneye dönük yatırılır. Anne serbest kolu ve eli ile bebeği memesine yaklaştırabilir. Annenin ve bebeğin arkasının birer yastıkla desteklenmesi bebeğin yerleşmesine yardımcı olur.Eğer anne oturarak emziriyorsa, dik oturmalı veya hafifçe eğilmeli, ancak kucağı düz olmalıdır. Bunun için gerekirse ayaklarının altına bir tabure konabilir. Bebeği rahatça tutması için annenin kucağına da yastık konulabilir.

BEBEK MEMEYİ NASIL DAHA İYİ KAVRAR ?

Bebek ağzını iyice açarak ve dilini hareket ettirerek emer. Bebeğinizi yavaşça memeye yaklaştırınız, ağzını meme başına dokundurunuz. Emzirmenin başlangıcında anne meme ucunda acı hissedebilir. Ancak emzirme süresi boyunca meme ucunun devamlı acıması bebeğin memeyi doğru kavramadığını gösterir. Meme ucunda acı duyulmasının nedeni, bebeğin dilini meme yerine meme ucuna karşı hareket ettirmesidir.

Ağız yeterince açılmamışsa, dil meme ucuna sürtünerek zedelenmesine yol açacaktır. Bebek emdikten sonra doymuş görünmüyorsa, memeyi kavramasında sorun var demektir. Bebeğin süt ile dolu kanallara ulaşabilmesi için ağzını iyice açması gerekir.

BEBEK NASIL EMER ?

Eğer bebek memede uygun biçimde tutulmuyorsa iyi ememez ve annenin meme başları zedelenip acıyabilir.

Bebeğin iyi emmesi için ağzıyla yalnız meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi alanı da kavraması gerekir. Bebek emmeye yaklaştırılırken, ağız mümkün olduğunca açık olmalı ve çene memeye dayanmalıdır. Bebeğin ağzını iyice açması için meme ucunu bebeğin alt ve üst dudaklarına değdirmelidir.

Eğer bebek memeyi doğru olarak kavramışsa her emme işlemi sırasında çenesinin, bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bebek sürekli emmez. Kuvvetli emme hareketlerinden sonra kısa dinlenme aralıkları olur.

Emerken şapırtı sesi duyulması ya da yanakların içeri çekilmesi genellikle bebeğin yalnızca meme ucunu emdiğini ve ağzıyla yeterince meme dokusunu kavramış olduğunu gösterir.

EMZİRME POZİSYONLARI

Klasik beşik tutuşu: Bu pozisyonda sırtınızı destekleyen rahat bir koltuğa oturunuz. Memenizi elinizle C şeklinde tutarak destekleyiniz. Bebeğinizin yüzü, karnı ve dizlerini size dönük biçimde midenize dayayınız. Bebeğinizin başı, dirseğinizin çukur kısmında bulunmalıdır. Kolunuzun yorulmaması için gerekirse yastıkla destekleyiniz.

Futbol tutuşu: Bebeğinizin bacaklarını koltuğunuzun altından sarkıtınız. Bebeğinizin başını elinizle destekleyiniz, gerekirse elinizin altına bir yastık koyunuz. Bu tutuş memenizin kontrolü ve bebeğinizin emişi açısından kolaydır. İkiz bebeği olan anneler için idealdir.

Çapraz beşik tutuşu:Bebeğinizi, emzireceğiniz memenin aksi tarafındaki kolunuzun içine yatırınız. Bebeğinizin vücudu size dönük ve meme hizasında olmalıdır. Bu şekilde bebeğinizin başını daha rahat kontrol edersiniz.

Yatarak emzirme: Hafif yan yatar biçimde sırtınızı ve omzunuzu bir yastıkla destekleyiniz. Kolunuzu bebeğinizin başının arkasından geçirerek onun vücudunu, diğer elinizle de memenizi destekleyiniz. Bebeğinizin sırtına bir yastık koyunuz, ağzı meme ucuna gelecek şekilde yanınıza yatırınız.

BEBEĞİNİZİ NE SIKLIKLA BESLEMELİSİNİZ ?

§ Emzirmeye zaman sınırı koymaya gerek yoktur.

§ Gelen süt miktarının artması için bebek sık sık emzirilmelidir.

§ Bebek her ağladığında emzirilmelidir.

§ Yeni doğan bebekler genellikle günde 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır.

§ Sık emzirme, bol süt gelmesini sağladığı gibi göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.

Bebeğinizin sağlığı ve mutluluğu için onu ilk 6 ay sadece anne sütü ile besleyiniz. 6 aydan sonra, bebeğiniz 2 yaşına gelene kadar uygun ek besinlerle birlikte, emzirmeye devam edebilirsiniz. Anne sütü bebek için gerekli tüm besinleri ve suyu yeterli miktarda içerir. Çok sıcak havalarda bile anne sütü bebeğinizin susuzluğunu giderir. Bebeğe su verilecek olursa, bebeğin midesi su ile dolacağından anne sütü almak istemeyecektir. Bunun sonucu olarak da bebek memeyi daha az emecek ve memede süt yapımı azalacaktır.

DAHA ÇOK EMZİRME = DAHA ÇOK UYARI = DAHA ÇOK SÜT

Bebek

Ne kadar çok emerse,

Anne

O kadar çok

Süt üretir

EMZİRİRKEN HER İKİ MEME DE VERİLMELİ Mİ?

Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren “ön süt”tür. Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar. En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna ‘son süt ’denir. Bebeğin hem ön süte hem de son süte ihtiyacı vardır.

Son sütteki yağ inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebek için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğin tokluk duygusu oluşur ve yeterli kilo alması için bu yağın sağladığı enerji ihtiyacı vardır.

Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem ön sütü hem de son sütü alır. Bebek daha emmek istiyorsa ikinci memede verilebilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. Bu arada emzirme sonrası kalan sütün sağılması uygundur. İki meme verilmişse bir sonraki öğüne son verilen taraftan başlanmalıdır.

Bir çok bebek ,tek memeyi 5-10 dakika emmekle doyar ve uyur. Bazı bebekler ise 20-30 dakikadan önce memeyi bırakmazlar.

GECELERİ EMZİRME GEREKLİ Mİ ?

Prolaktin hormonu geceleri daha fazla salgılanır. Bu nedenle geceleri emzirme süt üretimini artırır.

Prolaktin hormonu anneyi gevşetir ve bazen uykusunu getirir.Anne geceleri emzirse bile genellikle iyi dinlenir.

Prolaktin ile ilgili hormonlar ovülasyonu baskılar, emzirme yeni bir gebeliği önleyebilir. Geceleri emzirme bunun için de önemlidir.

Bebekler gereksinimlerini yalnızca gündüzleri beslenmekle karşılayabilecek duruma gelinceye kadar geceleri de emmek isterler.

Gece öğünlerinin kesilme zamanı bebekten bebeğe farklılık gösterir.

Genelde ilk aylardan sonra gece emzirme aralıkları uzar.

EMZİRDİKTEN SONRA BEBEĞİN GAZI NASIL ÇIKARILIR ?

Beslendikten sonra bebeği 10-15 dakika dik tutmak gaz çıkarmasına yardımcı olur. Bebek memede uyumuş ve rahat görünüyorsa gaz çıkarmaya gerek yoktur. Bebek huzursuzsa, kucakta dik durumda sırt sıvazlanarak gaz çıkarmasına yardımcı olunabilir.

MEME BAŞI TEMİZLİĞİ NASIL OLUR ?

Meme başındaki doğal yağlar ve süt meme başını koruyucu niteliktedir. Anne sütü bebeği hastalıklardan koruyucu bir çok madde taşıdığı için bu yolla mikrop bulaşması zordur. Bu nedenle memeyi her emzirmeden önce temizlemeye gerek yoktur. Emzirme dönemi boyunca günde 1-2 kez kaynatılıp ılıtılmış suyla meme başını silmek yeterlidir.

Bu dönem içinde memeleri karbonatlı su veya sabun ile temizlemek cildin kurumasına ve çatlakların oluşmasına neden olacağı için kesinlikle önerilmemektedir.

Her emzirme başlangıcında öncelikle eller çok iyi yıkanmalıdır. Bebek memeyi bıraktıktan sonra ise anne sütünün birkaç damlasını meme ucuna ve etrafına sürerek meme ucunun yumuşak kalmasını sağlayabilir.

ANNE NASIL BESLENMELİ?

Emziren annenin salgıladığı sütteki enerjinin büyük bir kısmı yediklerinden sağlanır. Annenin aldığı enerji tam olarak süt enerjisine dönüşememekte, vücut dokuları da bir miktar harcanmaktadır. Diyetin sağladığı enerjinin %80 oranında süt enerjisine dönüştüğü kabul edilir. Sağlıklı bir annenin günde ortalama 700-800 ml süt salgıladığı esas alındığında emziren annenin günlük ortalama enerji gereksinmesine 750 kalori ek yapılmalı. Bu miktarın 500 kalorisi annenin yediklerinden sağlanırken 250 kalorisi gebelikte depolanan yağlardan karşılanır. Bu da emziren anneleri gebelik sırasında aldıkları fazla kiloların enerjiye diğer annelere göre daha hızlı dönüşmesinin sebebidir. Emziren annelerin diğer kadınlara göre besin gereksinimi daha fazladır.

Emziklilik için, emziren annenin özelliklerine göre bir beslenme ve diyet uzmanı tarafından anne ile birlikte hazırlanan, başta doğal besin kaynaklarından sağlanan sağlıklı, yeterli ve dengeli bir beslenme programına besin öğeleri ilave edilmelidir. İyi ve doğru planlanmış bir beslenme, hem annenin sağlığının korunmasına ve kilo kontrolünün sağlanmasına, hem de bebek için daha fazla ve kaliteli süt üretimine yardımcı olur.

Emziren anneler eski vücut ağırlıklarına dönmek için acele etmemeliler. Bu süre 6 ay ya da daha fazla sürebilir. Emziren annelerin eski formlarına dönmeleri, emzirmeyen annelere göre daha kolay olacaktır. Gebelik sırasında önerilenden fazla kilo alınmışsa her ay 2 kilo kaybetmek normaldir. Ayda 2 kilodan fazla ağırlık kaybı doğru değildir. Hızlı kilo vermeyi vadeden diyet ve ilaç uygulamalarından kaçınılmalı. Emzirme döneminde düşük kalorili bir zayıflama diyeti yapılmamalı. Fakat lokum, şerbet gibi tatlı ve unlu, yağlı ve şekerli kalorisi yüksek besinleri aşırı yememeğe dikkat edilmeli. Bu besinler süt yapımına yardımcı olmaz, sadece kilo alınmasına yardımcı olur. Şekerli gıdalar süt yapmaz ama kilo yapar. Halk arasında süt yapsın diye Anneye bol bol şerbet, süt, yulaf, tahin helvası, pekmez, baklava gibi tatlılar yedirilir. Bunların sütü arttırıcı hiç bir etkisi olmaz. Sütü arttıran en önemli besin sudur. Günde en az 2,5-3 litre su içilmelidir. Çünkü sütün önemli bir kısmı sudur. Emziren anneler öğün atlamamalı ve her öğünleri tüm besin gruplarını içeren dengeli bir mönüden oluşmalı. Günde 3 ana ve en az 2-3 ara öğüne yer verilmeli. Ayrıca süt verirken sigara ve alkol içilmemeli. Çay ve kahve gibi içeceklerin tüketimi oldukça sınırlanmalı. Çay ve kahve yerine ıhlamur, rezene, papatya gibi bitki çayları, tercih edilmeli. Her emzirme saatinde sıvı alınmalı.

SÜT NASIL SAĞILIR ?

Sütün elle sağılmasını tüm annelerin bilmesi gerekir. Birçok durumdalar da sütün sağılması gerekebilir.

Sütün Sağılması Şu Durumlarda Yararlıdır;

§ Tıkanık, şiş memeyi rahatlatmak için,

§ Çökük bir meme başından emmeyi öğreninceye kadar bebeği beslemek için,

§ Memeyi istemeyen bir bebeği,emmekten hoşlanmayı öğrenene kadar beslemek için,

§ Düşük doğum tartılı ve kuvvetli ememeyen bir bebeği beslemek için,

§ Bebek yeterli miktarda ememiyorsa,sütün boşuna akmasını önlemek için,

§ Anne ya da bebek hasta ise sütün akmasını önlemek için,

Anne çalışıyor ise;

Elle boşaltma, süt sağmak için en iyi yoldur. Alet gerektirmez ve her yerde, her zaman yapabilir. Sütün sağılacağı kabın temiz olması gerekir. Bunun için geniş ağızlı bir fincan veya bardak seçilir. Kap su ve sabun ile yıkanır, daha sonra kaynatılır ya da kaba kaynar su konur ve birkaç dakika bekletildikten sonra boşaltılır. Kaynar su mikropların çoğunu yok edecektir.


ELLE SAĞMA İŞLEMİNİN BASAMAKLARI:

1.Basamak: Sağma işlemine geçmeden önce eller iyice yıkanır.

2.Basamak: Rahat bir yere oturduktan sonra parmak uçları ile yumuşak bir biçimde memeye dıştan içe, meme başının etrafındaki kahverengi bölgeye doğru masaj yapılır. Önceden ısıtılmış bir havlu memenin üzerine konulursa sütün akışı kolaylaşacaktır.

3.Basamak: Meme,baş parmak üstte, diğer parmaklar altta kalacak biçimde tutulur. (1) Eğer meme büyükse bir el memenin üstüne, diğer el memenin altına gelecek şekilde tutulmalıdır. Hedef bölge meme başının etrafındaki kahverengi bölgenin gerisinde kalan alandır. Bazen süt dolu memede süt havuzcukları elle hissedilebilir. Süt havuzcuklarının bulunduğu bu alanın elle basınç yapılarak bastırılması gerekir. Süt sağılması için baş ve diğer parmaklar yavaşça içe, göğüs duvarına doğru (2) ve ardından birbirine doğru bastırılır.(3) Bastırma işlem, el göğüs duvarından uzaklaştırılırken devam ettirilir. Bu şekilde süt meme başına doğru iletilir. Süt sağma işlemi sırasında acı hissedilmemesi gerekir, acı oluyorsa uygulanan teknik hatalıdır. İşlem tekrarlandıktan sonra süt akmaya başlar. Sağma hareketi ritmik bir şekilde tekrarlanmalıdır.

Sağma işlemi sırasında parmak hareketleri yuvarlama şeklinde olmalı, parmaklar ile meme derisi ovuşturulmamalıdır. El, meme etrafında döndürülmeli, masaj koltukaltı da dahil olmak üzere tüm memeye uygulanmalıdır. Memeleri elle sağarak boşaltma süresi yaklaşık 20-30 dakikadır. Sıcak ıslak havlu, sıcak duş alma, öne doğru eğilerek memeleri hafifçe sallama süt akımını kolaylaştırır. Öne doğru eğilmek alt bölgenin de boşalmasını sağlar.

ANNE SÜTÜNÜN SAĞILMASI, SAKLANMASI VE BEBEĞE VERİLMESİ

Başarılı emzirmenin yapılamadığı her türlü durumda, anne sütü yerine başka formül sütler kullanılmadan anne sütüne devam edilmelidir. Anneden ve bebekten kaynaklanan her türlü emzirme-emme probleminde bir elektrikli pompa kiralanması tavsiye edilir. Her iki memenin aynı anda sağılabilmesi ve sürenin yarıya indirilebilmesi için çift pompalama tertibatı olanı seçilebilmelidir.

SÜT POMPASI TİPLERİ

Hastane tipi elektrikli pompalar bebeğin emme hareketini hem basınç,hem ritim olarak en iyi taklit eden pompalardır.

Emzirme önemli bir süre ertelenecekse ( erken doğan bebeklerde olduğu gibi) veya bebekten düzenli olarak ve uzun periyotlarla uzak kalınacak ise en uygun seçenektir.

Bu pompalar pahalıdır. Fakat haftalık,aylık veya uzun süreli kiralanabilir. Sütün sağılması her seferinde her göğüs için 15’ er dakika olmalıdır.

Küçük el tipi pilli veya elektrikli pompalar, bebeğinden sadece çok kısa bir süre için ayrı kalacak annenin ihtiyacını karşılayabilir.

Piyasada değişik tip ve kalitede ürünler bulunur. Pompa satın almadan önce, daha önce el pompası kullanmış biriyle konuşulmalı ya da hangi tipin seçileceği emzirme uzmanına danışılmalıdır.

YENİ SAĞILMIŞ ANNE SÜTÜNÜN SAKLANMASI

Buzdolabında 24 saat

Buzdolabının buzluğunda 4 hafta

Derin dondurucuda 6 ay

Önceden dondurulmuş anne sütü buzdolabında 24 saat

Oda ısısında 6-8 saat

Önceden dondurulmuş anne sütü buzlukta asla tekrar dondurulmamalıdır.

Buzdolabından çıkarılan süt oda ısısında çözülmeli, sıcak suyun içinde çalkalayarak ılıtılmalı, doğrudan ateş üzerinde ve mikrodalgada ısıtılmamalıdır.

ANNE SÜTÜNÜ ARTIRMAK VE YENİDEN BAŞLATMAK

Annenin hasta olup emzirmeyi kesmesi, bebeğin hasta olması, bebeğin yapay beslenmeye geçiş yapması gibi nedenlerle annenin sütü azalmış ise artırmaya ihtiyacı vardır, tekrar başlamak isteyebilir. Emzirmeye tekrar başlama durumuna Relaktasyon ( tekrar emzirme )denir. Bundan sonra anne bebeğini çok sık emzirmeli, diyetine çok dikkat etmeli, bol sıvı almalı ve her şeyden önce emzirmeyi çok istemelidir. Bebeğin emmeye başlamasından birkaç gün sonra annenin sütünde düzenli artış görülecektir.

ANNELER İÇİN GENEL BİLGİLER

§ Bebeğiniz altını günde 5-6 defa ıslatıyorsa, günde 1-2 kez kakasını yapıyorsa ve ayda en az 600gr alıyorsa anne sütü yeterlidir.

§ Bebeğinizin ilk kakası koyu yeşil renkli, şekilli olabilir.24 saatten sonra sararır. Sonrası yumuşak, sulu, haki renklidir. 48 saatten sonra da altın sarısı renge döner.

§ Bebeğinizi her istediğinde emziriniz.

§ Her emzirmeden sonra gazını çıkartınız.

§ Karnı tokken ağlıyorsa, altını kontrol ediniz.

§ Kız bebeklerin altını her zaman önden arkaya doğru temizleyiniz.

§ Bebeğinizin bulunduğu ortamın hijyen olmasına, oda sıcaklığının 20-22 0 C ve nem oranının dengeli olmasına dikkat ediniz.

§ Bebeğinizin oda duvarlarının nefes alır olmasını sağlayınız.

§ Bebeğinizin odasını her gün havalandırınız.

§ Bebeğinizin cildini özellikle ilk 15 gün bebek yağı ile nemlendiriniz.

§ Bebeğinizin göz, kulak ve burun temizliğinde pamuklu çubuk kullanmayınız.

§ Banyo suyunun sıcaklığı vücut ısınıza eşit (36° C) olmalı. Suyun sıcaklığını dirseğinizle kontrol edebilirsiniz. Sabun yerine bebek şampuanı kullanınız.

§ Bebeğiniz banyo sırasında ne çok aç, ne de çok tok olmalıdır. Bu nedenle banyosunu iki emzirme arasında yaptırınız.

§ Bebeğinizi ilk ayında kendi giyindiğinizin iki katı giydiriniz.

§ Bebeğinizin başında oluşan konakları zorlamayınız; bebek yağı sürüp biraz bekleyiniz, hafifçe tarayıp yıkayınız.

§ Günde iki kez meme ucunu önceden kaynatılmış ılınmış su ile temizleyiniz. Bir damla sütü meme ucunda bırakınız.

§ Gaz yapıcı yemekler yemeyiniz; bebeğiniz bundan etkilenecektir.

§ Bebeğinizle konuşunuz,onunla ten temasında bulununuz.

Sağlıklı Günler...

Kaynak: Acıbadem Sağlık Grubu (KHD_HE11_REV_01)