İncelemeler tamamlandıktan sonra, gebe kalma şansını artırmak için her bir çifte özel olan uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Tedavide amaç; mümkün olan en az müdahale ile gebeliğin doğal olarak elde edilebilmesini sağlamaktır. Bazen, cinsel ilişki sıklığı ve zamanlama da uygulanan küçük ayarlamalar gebelikle sonuçlanabilmektedir. Geçici olarak sperm sayısının ya da kalitesinin olumsuz etkilendiği durumlarda bazı ilaçlara başvurulabileceği gibi, erkeğin sigara, alkol, uyuşturucu kullanmaması tavsiye edilir. Ancak kadında yumurta, erkekte ise testis kanallarının tıkanması, yumurta tüplerinin olmaması spermin hareketlilik ve sayısal açıdan çok düşük değerlere sahip olması gibi durumlarda bütün bu çabalar gebeliğe yol açmayabilir. Böyle bir durumda başvurulabilecek üç yol bulunmaktadır. Bunlardan birisi spermin çeşitli laboratuvar yöntemlerinden geçirilerek anne adayının rahmine bir katater aracılığıyla aktarılmasıdır ki buna aşılama ya da inseminasyon denir. Bu yöntemin başarısız olması durumunda başvurulabilecek ikinci bir yöntem tüpbebek yöntemidir. Tüp bebek yöntemi; sperm ile yumurta hücreleri vücut dışında ve laboratuvar koşullarında bir araya getirilmesidir. Döllenme gerçekleştikten sonra döllenmiş olan yumurta hücresi (zigot), ya doğrudan kadının yumurtalık tüplerine transfer edilir ya da belirli çevre koşullarında özel bir takım solüsyonlar içerisinde tutularak normal gelişimlerini göstermelerine olanak sağlanarak oluşan embriyolar döllenmeyi takiben iki ile beş gün içerisinde anne rahmine transfer edilir.
Yardımcı üreme tekniklerinde en yeni fakat en son başvurulması gereken diğer bir yöntem ise mikroenjeksiyon yöntemidir. Bu yöntemle döllenme işlemi, erkekten alınan tek bir sperm hücresinin yumurta içerisine enjekte edilmesiyle gerçekleşmektedir. Bir yumurtanın normal olarak döllenebilmesi için tek bir sperm hücresi yeterli olabildiği için mikroenjeksiyon yöntemiyle, çok düşük sperm sayısına sahip erkekler bile çocuk sahibi olabilmektedir.
Kısırlık tedavilerinin başarı oranlarını etkileyen faktörler nelerdir?
• Kadının yaşı: 35 yaşından sonra yaş arttıkça doğurganlık azalır.
• Çiftlerin kısırlık süreleri: Gebelik için bekleme süresi 1 yıldır. Bundan sonra şans azalmaya başlar.
• Kısırlık sebepleri: Erkeğe veya kadına bağlı problemlere göre tedavi başarı oranı da değişir.
• Uyarılan yumurtalıklarda olgunlaşan yumurtaların sayısı: Ne kadar çok ve kaliteli olursa başarı şansı o kadar yükselir.
• Spermin kalitesi
• Gelişen embriyo sayısı
• Transfer edilen embriyo sayısı: Ortalama 2 – 3 embriyo transfer edilir.
Tedavinin başarılı olabilmesi için;
• Kısırlık tedavisinde hastanın tedaviye uyumu direk başarıyı etkilemektedir. Bu yüzden, hastaların kısırlık ve tedavisiyle ilgili tüm ayrıntıları öğrenmeleri gerekir.
• Uygulanan yönteme göre verilen ilaçlar; düzenli zaman aralıklarında ve doktorun önerileri doğrultusunda belirli dozlarda kullanılmalıdır.
• Düzenlenen tedavi programında yer alan ilaçların bazıları, hastanın kendisi tarafından hemşire yardımı olmaksızın uygulanmaktadır. Bunun için doktorun kullanım önerileri dikkate alınmalıdır.
• Ortalama 10-12 gün süren ilaç kullanım süresince; yaşanacak herhangi bir yan etki veya problemden doktor haberdar edilmelidir.
• Tedaviye başlanması ve transfer aşamasına kadar yaklaşık 15 gün süren program süresi içinde, seçilen tedavi yöntemine göre; hastanın mutlaka doktorun söylediği zamanda, bulunması gerektiği yerde olması(tahlil laboratuvarı veya tüp bebek laboratuvarı) ve işlemlerin zamanında uygulanması şarttır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder