20 Haziran 2008 Cuma

İlk Yiyecekler

İlk Yiyecekler

Zamanı geldiğinde, sütle beraber pirinç muhallebisine başlayabilirsiniz. Birkaç denemeden sonra bebeğiniz muhallebiyi istemediyse, birkaç hafta ara verin ve sonra tekrar deneyin. Yemeye başladıktan birkaç hafta sonra tek çeşit bir meyve ve sebzeye başlayabilirsiniz. Ezilip lapa haline getirilmiş muz, havuç veya patatesten yapılmış sebze püresi ya da elma, armut veya şeftaliden yapılmış meyve püresi verebilirsiniz. Bazı doktorlar önce meyveyle başlanmayı önerir, çünkü tatlıdır ve bebeğiniz de meyveyi daha çok kabul eder. Bazı doktorlar ise, öncelikli olarak sebzeyle başlamayı önerir, çünkü ilk olarak meyveye alışınca sebzeyi sevmeyebilir. Yeni bir yiyecekle tanıştıktan sonra 3-5 gün beklemeniz önemlidir, çünkü yiyeceğin bebeğinizde herhangi bir alerjik reaksiyona neden olup olmadığını kolayca fark edebilirsiniz.

Bütün bunları takip etmeniz sizi 2 aya kadar meşgul edecektir. Meyve ve sebzeye başlarken izlediğiniz yaklaşımın aynısını tek tip bir ete başlarken de uygulayabilirsiniz.

Katı besinlere geçiş

Bebeğiniz Hazır mı?

Bebeğinize katı yiyecek vermeye başladığınızda bebeğiniz anne sütünü daha az tüketecek anlamına gelir. Henüz sindirim sistemi gelişmediğinden, katı yiyecekler midesine zarar verebilir, alerjik reaksiyonlara ve geceleri uykusundan uyanmasına neden olabilir. Bu yüzden 4 ay bu tür yiyecekler için çok erkendir; uygun olan, bebeğiniz 6 aylıkken katı yiyeceklere başlamanızdır. Ayrıca, bebeğiniz doğduğunda verdiğiniz herhangi bir yiyeceği ağzına koyar koymaz diliyle tekrar dışarı çıkarma refleksine sahiptir. Bu refleks yaklaşık 4 ay boyunca devam eder. Bu nedenle de 4 aydan önce katı yiyecekleri ağzına almayacaktır.

Bebeğinizin katı yiyecekler için hazır olduğunu şu şekilde de anlayabilirsiniz: sık sık anne sütü ister ve daha çok süt için ağlar. Bazı bebekler geceleri sık uyanırlar. Ayrıca siz yemek yerken sizin tabağınızdakilere uzun uzun gözünü dikip bakar.

6-7 aylıkken bebeğiniz yardım olmadan oturmaya başlar, yiyeceklere yetişebilir ve dişleri çıkar, nesneleri tutabilir ve onları ağzına alabilir, işte bu dönemde bebeğinizi katı yiyeceklerle besleyebilirsiniz.

Bebeğiniz tatmadan ve yutmadan önce yeni yemeğine 8-10 kez süren sıklıklarla bakar, dokunur ve koklar. Bu nedenle, yapılması gereken en iyi şey, 3-5 günlük periyotlarla bebeğinize yeni yemeğini bir kez tanıtmanızdır. Bebekler en büyük taklitçi olduklarından sizin ifadelerinizi dikkatle izlerler.

Bebeğiniz rahat ve bildiği aktiviteleri yapmayı tercih ettiğinden, bebeğinizi beslenme saatlerinde yüksek bir sandalyede oturtup besleyin. Böylece sandalyeye oturduğunda beslenme saatinin geldiğini anlayacaktır.

Bebeğinizin yemeğini hazırlarken onun dikkatini çekmek için ve otururken onu sakin ve sessiz tutmak için aynı zamanda bebeğinizle konuşun ve hazırladığınız yemekleri ona da gösterin. Yemek yemesini eğlenceli bir aktivite haline getirmek için bebeğinizi yüzü dönük göz hizasında oturtun. Bebeğinizin ifadelerini ve davranışlarını izleyin. Bebekler artık yemek istemediklerinde bunu çeşitli şekillerde ifade ederler; örneğin, ellerini kaldırırlar, başka tarafa dönerler, kafalarını sallarlar ya da ağızlarını açmazlar.

Memeden Biberona Geçiş

Memeden Biberona Geçiş

Memeden biberona geçiş yavaş yavaş olmalıdır. Bebeği birden her öğünde biberonla beslemeye başlamak yerine her gün bir öğünü biberonla vererek bebeğinizi alıştırabilirsiniz. Anne sütünün miktarını azaltırken mamanın miktarını çoğaltmalısınız.

Emzirmeyi aniden kesmek sizin göğüslerinizde de rahatsızlanmaya sebep olabilir. Geçişi yavaş yavaş yapmak hem bebek için, hem de sizin için daha iyi olacaktır.

Bebeğin Biberonla Beslenmesi

Bebeğin Biberonla Beslenmesi

Bebeğiniz için en ideali, anne sütüdür. Ancak eğer bebek anneden emmeyi reddediyorsa, anne sütü yeterli değilse, ya da anne çalışıyor ve bebeği emziremiyorsa, bebeği biberonla beslemek gerekir. Bebeğin biberonla beslenmesi gereken bir diğer durum da annenin ilaç almasıdır. İlacın etkisi anne sütüyle bebeğe de geçebileceği için annenin bu durumda emzirmesi sakıncalıdır.

Bebeği biberonla besleme kararını almadan önce bazı noktalar gözden geçirilmelidir.
# Anne sütü ile emzirme ile başlanıp daha sonra biberonla beslenmeye geçilebilir. Ancak biberonla başlanıp daha sonra emzirmeye geçiş zor, bazen de mümkün olmayabilir. Çünkü annenin memeleri düzenli emzirilmediği takdirde bir süre sonra gereken miktarda süt sağlayamayabilir. Bu nedenle bebek beslenmeye emzirme ile başlanmalıdır. İstenildiği zaman emzirme durdurulup biberonla beslenmeye geçilebilir.
# Ancak bebek için beslenme kadar önemli olan diğer bir husus ise beslenme anında annesi ile kuracağı sıkı duygusal bağ ve ikisinin arasındaki sevgidir. İstemeyerek meme vermektense, sevgi ile biberonu vermek bebek için çok daha yararlıdır.

Biberonların Temizliği

Biberonların Temizliği

Bebeğinizin beslenmesinde kullanılan tüm malzemeler sıcak suyla yıkanmalı ve ardından steril edilmelidir. Sterilizasyon üç şekilde yapılabilir;

1 ) Kaynatma: Büyük bir tencereye bol su konup kaynatılır. Su kaynadıktan sonra tüm malzemeler suya iyice daldırılarak 10 dakika kaynatılır.

2 ) Kimyasal malzemeler: Kapaklı bir kaba soğuk su koyup sterilizasyon sıvısını ya da tableti iyice karıştırın. Steril edeceğiniz malzemeleri suya iyice batırın. Biberonların içinde hava kabarcığı kalmamasına dikkat edin. 4-6 saat kadar malzemeleri suyun içinde bırakın. Çıkardıktan sonra kaynamış su ile iyice durulayın.

3) Elektrikli Sterilizatör: Bebeğinizin biberonlarını ve biberon emziklerini sterilize etmek için elektrikli sterilizatör de kullanabilirsiniz. Hem çok pratik, hem de çok hızlıdır.

Bulaşık makinesi biberonları steril etmek için yeterli değildir, sadece temizlemek için kullanılabilir

Bebek Gazını Nasıl Belli Eder??

Bebek Gazını Nasıl Belli Eder??

Bebeğinizin gazı varsa, rahatsız olduğunu anlatan bazı hareketlerde bulunur. Gazını çıkarmak için bacaklarını uzatıp kendine çeker, ağlar ve huzursuz olur. Gaz sancısı olan bebek ani bir şekilde çığlık atar gibi uzun süre ağlar. Vücudu gerginleşir, sırtını geriye doğru büker, yüzü kızarır ve el ve ayakları hafifçe morarabilir.

Bebeğiniz günün herhangi bir saatinde gaz sancısıyla karşılaşabilir, ama daha çok akşam ve gece yarısı ortaya çıkar. Geceleri geç uyumasına ve uykusunun bölünmesine neden olur. Gazlı bebekler karakter olarak daha hassas, ilgi bekleyen ve kolay uyanan bebeklerdir.

Bebeğin Gazını Çıkartmak

Bebeğin Gazını Çıkartmak

Bebeklerin süt içerken hava yutması çok doğaldır. Bebek, yuttuğu havadan ya gaz çıkararak ya da geğirerek kurtulabilir. Biberonla beslenen bebeklerde çok sık görülmesine rağmen, anne sütüyle beslenen bebekler de hava yutabilir.

Bebeğinizi beslerken gaz çıkarması için arada ona fırsat verin; emziriyorsanız göğüs değiştirirken bebeğinizin gazını çıkarın. Yuttuğu hava ona tokluk hissi verebilir ve onu rahatsız ederek ihtiyacı olan besini almasını engelleyebilir. Ya da gaz midesine baskı yaparak, bebeğinizin kusmasına sebep olabilir. Bebeğiniz mutluysa, geğirecek kadar hava yutmamıştır; kıpırdanıp yüzünü buruşturuyorsa hava yutmuştur, bu yüzden bir süre daha deneyin. Ancak gazını hemen çıkarmasını beklemeyin.

Bebeğinizin yuttuğu havayı çıkarmak ve onu rahatlatmak için şunları deneyebilirsiniz;

# Onu poposundan tutup, başı omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslayın sırtını yavaşça sıvazlayın ve ritmik bir şekilde nazikçe vurun. Ağzından biraz süt gelme ihtimaline karşı omzunuza temiz bir havlu ya da bez örtebilirsiniz.
# Bebeğinizi yüzüstü dizlerinize yatırarak ve nazikçe sırtını sıvazlayarak da bebeğinizin gazını çıkartabilirsiniz. Ağzından biraz süt gelme ihtimaline karşı dizlerinize temiz bir havlu ya da bez örtebilirsiniz.
# Bebeğinizin 3. ayından sonra dizinize oturtup, bir elinizle göğsünden tutarak diğer elinizle sırtını sıvazlayarak gazını çıkartabilirsiniz.

Bebek Kaç Aylık oluncaya Kadar Emzirilmeli?

Bu tamamen anneye, bebeğe ve annenin sahip olduğu zamana bağlıdır. Sadece on beş gün bile anne sütü ile emzirilse bunun bebeğe oldukça faydası olacaktır. İki ay, üç ay veya daha fazla süre ile bebek anne sütü ile emzirebilir.

Genellikle, 2 -3 ay devamlı anne sütü ile emzirimden sonra, annenin süt üretimi otomatikleşir dolayısıyla sütlenmeyi iyi halde tutmak gereği ortadan kalkar. Bu andan itibaren, anne öğün sayılarını azaltabilir ve istediği süreyle emzirebilir.
Anne bebeğini uzunca bir süre emzirmek istiyor ancak tüm öğünleri de vermek istemiyorsa, yavaş yavaş farklı besinleri vermeye başlamalıdır.

Göğüslerin Bakımı

Çatlakları engellemek için:

  • Emzirirken iyi yerleşmek ve bebeğin memenin etrafındaki kahverengi halkayı tümüyle ağzına alıp emzirim boyunca ağzında tutması sağlanmalıdır.
  • Uzun süreli emzirimlerden sakınmalıdır. İlk günlerde 24 saatte ortalama 6 ila 8 defa, kısa sürelerle emzirmek daha doğrudur.
  • Emzirmelerde temizlik kurallarına dikkat gereklidir. Göğüslere değen her şeyin temiz olması çok önemlidir. Göğüsler için normal gündelik temizlik kafidir.
  • Sutyen pamuklu kumaştan olmalıdır. Sentetik kumaşlar çatlakların oluşmasına yol açar.
  • Soğuk almamaya özen gösterilmelidir. Emzirirken yeterli şekilde örtünülmeli ve giyinilmelidir.
  • Emzirmeye Başlarken ve Emzirmenin incelikleri

    # Bebeği emzirme kararı alınmış ise emzirmenin sabır,direnme ve irade gerektirdiği unutulmamalıdır.
    # Bebeği tam doyurucu sütün, memelerden gelmesi bazen belli bir süre alabilir.
    # Annenin sütünün ne zaman kaç günde tam olarak geleceği bilinmez, bu süre kadından kadına değişir.
    # Sütten evvel memeden ‘’colostrum’’ ( ağız sütü) olarak adlandırılan kıvamlı,koyu, sarı renkte ,az yağlı,bol proteinli ve antikorlu bir sıvı gelir.
    # Bu sıvının yüksek besleyici niteliği ve antikor açısından zengin bir yapısı vardır.
    # İlk günlerde, bebek çok uyuduğundan karnı fazla acıkmaz. Bu nedenle başlangıçtaki salgılanma bebek için yeterlidir.Bebeğin henüz karnı çok fazla acıkmadığından annenin bünyesi de sadece gerektiği kadarını üretmektedir.
    # Sonraki günlerde düzenli emzirmeye devam edilmesi sonucunda annenin memelerinden süt gelişi fazlalaşır.
    # Ancak meme ile besleme ,biberon ile besleme gibi kolayca kontrol edilebilir değildir.
    # Meme ile beslerken bebeğin içtiği miktar belirsizdir..Emzirmenin bir nevi bilinmezlik yanı vardır
    # Dolayısıyla annenin bu konuda bilinçli olması ve bebeğin doyup doymadığını çok iyi takip etmesi gereklidir.
    EMZİRMENİN İNCELİKLERİ

    Öncelikle başlangıçta meme verirken sakin bir yer seçilmelidir.Daha sonra anne ve bebek alıştığında emzirme rahat edilebilecek her yerde yapılabilir.

    Meme emme anı bebeğin gevşediği , zevk aldığı ve annesi ile sıkı bir duygusal bağ kurduğu özel bir andır. Anne ile bebek arasında kurulan duygusal bağ ve güven duygusu ile bebek gelişir ve büyür.

    Emzirmeye başlamadan önce, eller iyice yıkanmalı; göğüsler de dahil her şey iyice temiz olmalıdır.

    Sonra emzirmenin yapılacağı yere rahatca, güzelce yerleşilmelidir. Bu çok önemlidir.

    Anne iyi yerleşmemişse aşırı yorulur.Yorgunluğunun nedenini emzirme zanneder ve bir an önce bitmesi için sabırsızlanır.Böylece her emzirim bir külfet ve eziyet haline dönüşebilir.

    Oturarak emzirmek için ideal olan alçak , rahat bir iskemleye veya koltuğa oturup sırtın dayanmasıdır.

    Bu şekilde bebeğin başı, annenin dirseğinin iç tarafında ve bebeğin yüzü, anne eğilmeden , memenin hemen yanı başına gelmiş olacaktır.

    İskemlenin veya koltuğun kol dayamak için yanlarının olması oldukça faydalıdır.

    Eğer yanlarda kolların rahatça dayanabileceği kolluklar yoksa veya tam rahat edilemiyorsa, dirseğin dayanması için yan taraflara devrilmeyecek bir şekilde yastık ilave edilebilir.

    Ayrıca gerektiğinde ön tarafta ayakların üzerine koyulabileceği alçak ,küçük bir tabure bulundurulabilir.

    Emzirme anında bebek yarı-dikey pozisyonda ,baş ayaklara göre daha yüksekte ve annenin kolunun kıvrımındadır.

    Bebeğin sadece başı değil, tüm vücudu anneye dönük olmalıdır.Bebek annenin göğsüne yakın olduğunda içgüdüsel olarak memeye yönelir.Ancak başlangıçta meme ucunu ağzına alması için yardıma ihtiyacı olabilir.

    Bebeğin tüm meme ucunu ve meme ucunun etrafındaki kahverengi kısmın tamamını ağzına alması sağlanmalıdır.

    Emme esnasında bebeğin nefes almakta zorlanmaması için burnunun rahat bir pozisyonda olmasına dikkat edilmelidir.

    Bebeğin emmesinin etkili olup olmadığı şakak ve kulağından anlaşılır.Etkili emmede , bebeğin şakağı ve kulağı oynar ve her bir veya iki memeden sonra yuttuğu duyulur.

    Emzirmenin başında, bebek açtır ve çok güçlü emer. Sonra doymaya başlar ve yavaşlar. Sonunda doymuş ve tatmin olmuş bulunduğundan dolayı uyuya kalır. Fakat hala hafif hafif emmeye devam ederse, onu durdurmak gereklidir.Aksi halde hava yutabilir.

    Bebeğin ağzını açması için yavaşça parmağınızla dudaklarının birleştiği yere dokunun.

    Bebek düzgün yerleştirdiyse, emzirmenin anneye acı vermemesi gerekir; belki başlangıçta güğüslerde hafif bir batma hissedebilir ama bu his normalde devam etmez.Eğer devam ederse bebeğin ağzından meme ucu geri çekilir ve tekrar bebeğin ağzına düzgün olarak yerleştirilmelidir.

    Bebeğin her emzirmeden sonra geğirmesi sağlanmalıdır.

    Kendiliğinden geğiremiyorsa hafifçe sırtına vurularak emerken yuttuğu hava çıkartılır.Bebek emerken yuttuğu hava çıkartılmadan yatırılmamalıdır.

    Bebek emzirmeden sonra biraz süt çıkartabilir. Bu fazla emdiği sütün dışarı atılmasıdır ve normaldir.

    Bebek omuzda geğirtilicekse ,geğirtilmeden önce omuza bir bez koyma unutulmamalıdır.

    Emzirdikten sonra, meme uçları temiz bir mendil veya saç kurutma makinesi ile kurutulmalıdır.

    Bebek emzirilmediği zamanlarda da memelerden süt geliyorsa, meme uçlarına göğüs pedi koyulmalı ve bunlar nemlendikçe de değiştirilmelidir.

    İlk günler emzirme süresi, her meme için 10 dakikadır.

    Daha sonraları emzirmeler 15 ile 25’şer dakika sürecektir.İlk günlerde bebek her emzirimde 10 gram kadar içerken on aylık bebeğin içtiği miktar yaklaşık 100 gramdır. Sürenin uzaması bundandır ve gayet normaldir.

    Süt, her anneye göre değişmekle birlikte ortalama üçüncü veya dördüncü günde , hatta bazen daha sonraki günlerde gelir. Göğüsler, yavaş yavaş şişer, dolar, sertleşir ve gerilir .Bazen acıyabilir.Sütün salgılanması emme ile uyarılır.

    Meme bezlerinin düzenli çalışması için çocuğun emmesi gereklidir. Bunun için de sütün salgılanması beklenmeden bebek emzirilir. Genel olarak doğumdan hemen sonra bebek emzirmeye başlanır.

    Bebek ne kadar iyi emerse, süt o kadar çok olur.

    Emzirme Teknikleri ve Emzirirken Olabilecekler

    Bebeği Hıçkırık Tutarsa

    Bu gayet normaldir. Hıçkırığın devam etmesi halinde biberonla biraz su verilip emzirmeye devam edilebilir.

    Göğüsler Dolu Olduğunda Emzirmeye Başlayış Ağrılı Olabilir

    Bebek mümkün olduğa kadar sıkça emzirilmelidir. Bebek emzirilmek istemediğinde göğüslerdeki gerilmeyi azaltmak için süt boşaltılmalı veya sütün akmasını sağlayan sıcak duş alınmalıdır.
    Süt fazlalığında anneyi rahatlatmaya yarayacak bir başka yöntem ise 15 dakika boyunca kaynamış sıcak su kompleksleri yapmak olacaktır. Bu işlem günde birkaç kere tekrarlanabilir.
    Ancak ağrılı olan emzirme ise süt memeden sağılıp biberona boşaltılarak bebek beslenebilir, bu durumda göğüslere masaj yapmak anneyi rahatlatacaktır.

    Aç Gözlü Bebek

    Bazı bebekler içerken çok acelecidirler, oburca emerler. Aceleden sütle birlikte hava yutarlar ve bu yüzden tıkanırlar, hapşırırlar, öksürürler sonra da geğirirler ve sütün bir kısmını geri çıkarırlar. Böyle bir durumla karşılaşmamak için, bebek emzirilirken birkaç kere ara verilip geğirtilmelidir.

    Tek Göğüs mü Çift Göğüs mü?

    İlk iki hafta boyunca, yani sütün salgılanması iyice başlayıncaya kadar, her iki göğüsten de emzirmek gereklidir. Daha sonra, göğüslerden süt akışı normalleşmesinden itibaren, sırayla bir öğünde birinden ikinci öğünde diğerinden emzirebilir. Bu sistemin avantajı her emzirimde bir göğüs dinleneceğinden göğüslerdeki çatlak riskinin azalmasıdır.
    Ancak annenin sütü az ise, her seferinde her iki göğüsten de emzirmek tavsiye edilir. Bu durumda her emzirim de ayrı göğüsten başlamak gerekir. Göğüsleri şaşırmamak için sütyene işaretler (kurdela) koyulabileceği gibi göğüs pedlerinin işaret sistemlerinden de faydalanılabilir.

    İyi Göğüs

    Göğüsün birinde diğerinden daha fazla süt olabilir. Her iki göğüsten de emziriliyorsa bu durumda daima "kötü" olanından başlanmalıdır. Çünkü bebek emmeye başlarken güçlü emdiğinden az süt veren göğüs daha çok uyarılabilir. Böylece süt verimi artırılabilir.

    Emzirme Süresi

    Emzirme süresi gün içinde emzirilen saate göre değişir. Ortalama emzirme süresi yirmi dakikadır. Bebek ihtiyacının yüzde doksanını ilk beş dakikada içinde emer.
    Ancak emmeye devam edebilir. Bunun amacı açlığını gidermenin yanı sıra emme ihtiyacını tatmindir. Şayet bebek emmeye ara verip, hayal kurup, eğleniyorsa, bu bebeğin mutluluk anlarıdır. Bebek mutlu demektir.

    D Vitamini, Demir, Fluor, K Vitamini

    Anne sütü emen bebeklerin bile bu vitaminlere ihtiyacı vardır. Çocuk doktorları her bir bebeğin ihtiyacına göre gerekli miktarları gösteren reçeteleri yazacaktır. Bu vitaminlerin doktorun reçetesine uygun olarak bebeklere verilmesi ihmal edilmemelidir.

    Emzirme Saatleri

    Emzirme Belirli Saatlerde mi Yoksa Bebeğin İsteğine göre mi Yapılmalı?

    Annenin önceden belirlediği örneğin saat 06.00’da, 09.00’da, 15.00’da, 18.00’de ve 21’de mi bebek beslenmeli, yoksa bebek istediği zaman mı beslenmeli ?
    Bazı bebekler daha çabuk hazmettiklerinden daha sık beslenme, bazıları da yavaş hazmettiklerinden daha aralıklı beslenme ihtiyacı hissedebilirler.
    Bebek istediğinden fazlasını emmeyeceğinden aşırı beslenme sorunu olmaz. Ayrıca anne sütü çabuk hazmedilir.
    Bebeği isteğine göre beslemek demek bebeğin emrine her an hazır olmak demektir. Özellikle ilk haftalarda bebek sıkça ve düzensiz olarak beslenmek ister. Ancak birkaç hafta sonra istekleri daha düzenli aralıklarla olur.
    Genellikle bebek üç dört saat ara ile, ender olarak iki saatten az aralarla veya altı saatten fazla aralarla emzirilme ihtiyacı hisseder .
    Yeterince serbest zamanı olmayan annenin bir ara çözüm bulabilmesi gereklidir. Bu çözüm hem annenin düzen kurmasını, hem de bebeğin isteklerini karşılayan, esnek saat çizelgesidir. Bunu uygulayabilmek için, anne kendine uyan bir saat çizelgesi benimser ama bu çizelgenin başlangıçtaki asıl amacı ayar noktası oluşturulmasıdır. Temel olarak bu sistemde anne belirlediği saat dilimlerini uygularken, bebeğin isteklerini de göz önünde bulundurarak zaman zaman sapmalar yapabilir, öğün aralarını kısaltıp uzatabilir. Ancak yine bu saat çizelgesine ve dilimlerine bağlı kalır.
    Anne sütü 24 saati geçmemek kaydıyla buzdolabında, dondurma kurallarına uyarak muhafaza edilebilir. Bu anneye büyük bir hareket serbestliği verir.

    Bebek Gece de Emzirilmeli mi?

    Bebeğin isteğine bağlı veya esnek saat çizelgesine uygun beslenme şekli seçilmesi halinde bebeklerin çoğunluğunun istedikleri gece emzirimi de kabul edilmiş sayılır. Gece emzirmesi hem anne hem de baba açısından oldukça yorucudur. Bebek 2-3 aylık olunca, gece öğününden vazgeçer. Ve ağırlığı ortalama 5 kg.'a eriştiğinde aralıksız on saat uyuyabilir.

    Emzirme Göğüsleri Bozar mı?

    Kesin olarak bir sonuca varmak güçtür. Bazı doktorlara göre, göğüsleri bozan emzirmeden çok hamileliktir.

    Hamilelikte meme bezlerinin büyümesi, daha sonra da küçülmesi göğüslerin bozulmasına neden olabilir. Anne bebeğini emziriyorsa, meme bezleri birden bire küçülmedeğinden, emzirme göğüs güzelliği açısından faydalı bile denebilir. Bu nedenle sütü, yeterli tedbirleri almadan, kesmek göğüsleri bozabilir.

    Göğüslerin bozulmasının ana nedenlerinden biri de aşırı yemektir. Birçok anne sütünün iyi ve bol olması için börek, pasta gibi besleyici gıdaları bol yemesi gerektiğini düşünür. Ancak bu tip kontrolsüz beslenme vucüdda aşırı yağ depolanmasına ve aşırı kilo alınmasına neden olur. Bu yağın yarattığı ağırlık göğüsleri düşürür.

    İyi bir sutyen ve dengeli beslenme sayesinde hamilelik öncesi göğüslere kavuşmak mümkündür. Bu arada çok önemli bir diğer husus da doğumdan evvel ve sonra yapılan jimnastik ve sporlardır. Özellikle yüzmenin göğüs kaslarını güçlendirici etkisi tartışılmaz.

    Sonuç olarak emzirme ile hamilelik sonrası estetiği bozuk göğüs arasında kesin bir bağ kurmak zor gözükmektedir.

    Emziren Annenin Sakınması Gereken Durumlar

    Emziren annenin sakınması gereken bazı hususlar vardır.

    # Doktorun ön görmediği hiç bir ilaç alınmamalıdır.Bazı ilaçlar sütün salgılanmasını durdurabilir veya anne sütüne bulaşarak bebek için zararlı olabilir.Örneğin sakinleştiriciler, uyku ilaçları, ağrı kesiciler ve hormon ilaçları;
    # Aşırı derecede kahve ve çay içilmemelidir.
    # Alkol alınmamalıdır
    # Sigara içilmemelidir.
    # Yorgunluk kesin olarak sütün salgılanmasına zararlı etki yapmaktadır. Mümkünse,anne emzirmeden önce ve sonra on-onbeş dakika dinlenmelidir.

    Emziren Annenin Beslenmesi

    Emziren anne hemen hemen hamilelik yaşantısının aynısını sürdürmelidir. Yorulmamalı, mümkün olduğunca çok uyumalı, sert sporlar yapmamalı ancak her gün yürüyüş yapmalı ve sakin bir hayat sürmelidir.
    Beslenme tarzı da aynı olmalı ( taze, besleyici, hazmı kolay çeşitli besinler) fakat biraz daha çok besin alınmalıdır. Hamileyken, günde 2500 kaloriye ihtiyaç varken, şimdi 3000 kaloriye ihtiyac vardır. Bunun nedeni bebek 15 günlük olduğunda annenin ona 500 gr süt sağlaması gerekmektedir.
    Bu ilave kalorileri elde etmek için

    # Kuvvetli bir sabah kahvaltısı (ballı,yumurtalı,tahıllı vs. ) ve ikindi kahvaltısı yapmak,
    # Normal beslenmeye ilave olarak kalsiyumu, fosforu , proteini bol besinler (süt, süt ürünleri, peynirler, yumurta, balık, et) ve vitaminli, mineralli meyve ve sebzeler yemek gerekmektedir.

    Ancak anneye gereken sadece kalori değil aynı zamanda daha fazla sıvı ve daha fazla sudur. Çünkü anne sütünün % 90’ı sudur. Bu da emziren annenin su ihtiyacını gösterir. Annenin günde ortalama üç litre sıvı içmesi gerekmektedir.

    Emzirmeye başlamadan önce annenin ulaşabileceği bir yerde bir bardak süt bulundurmasında fayda vardır. Emziren annelerin emzirirken ağzın kuruduğu bilinen bir durumdur.

    Bebek Yeterince Besleniyor mu?

    Bu sorunun cevabını almak için bebek düzenli olarak gözlemlenmeli, tartılmalı ve dışkısı kontrol edilmelidir. Dikkat edilmesi gereken hususlar şulardır:

    1. Bebeğin görünüşü ve davranışları:
    Cildi pembe, ebrulu ve diridir.

    2. Ağırlık eğrisi:
    Bebeğin ilk üç ay boyunca günde 25-30 gr, sonraki üç ayda da günde 20-25 gr alması gerekir. İlk zamanlar, bebek iyi beslenip beslenmediğinin anlaşılması amacı ile her gün tartılmalıdır. Gelişmeden emin olunduktan sonra her gün tartmak yerine haftada bir tartmak yeterli olacaktır.

    3. Dışkı:
    Anne sütü ile beslenen bebeğin dışkısı altın sarısı rengindedir. Hava ile temas edince yeşil renge dönüşür, pis kokulu değildir, ekşimiş süt kokar. Bebek günde üç ile altı kez kaka yapar. İlk zamanlarda her emzirmede bir kez, üç ile altı ay arası günde iki veya üç kez, daha sonraları günde bir kez kaka yapar.

    4. Kabızlık:
    Anne sütü ile beslenen bebeklerde kabızlık nadiren görülür. Ortalama olarak belirtilenden daha az kere kaka yapsa da bu bebeğin kabız olduğu anlamına gelmez. Bazı bebekler her gün kaka yapmayabilir. Bebeğin dışkısı yumuşaksa, bebek zorlanmadan kaka yapıyorsa ve aynı zamanda kilo alışı düzenli, genel durumu da iyi ise endişelenmeye gerek yoktur.

    Bebek hakikaten kabızsa, bunun nedeni genellikle annenin kendi beslenmesindeki dengesizlik veya bebeğin yetersiz miktarda beslenmesi veya yeterli su almamasıdır. Bebeğin görünümü, davranışı, dışkısı ve kilosu yukarda belirtildiği gibi ise, bebek iyi besleniyor demektir. Ancak emzirildikten sonra bebek hala aç gibi davranıyorsa , uyumakta zorlanıyorsa, bir iki saat uykudan sonra uyanıyorsa, en önemlisi yeterince kilo alamıyorsa, o zaman bebek iyi beslenmiyor demektir. Yeterince beslenmeyen çocuk daha fazla içmek isterken yuttuğu havadan dolayı bol gazlı olur, sıkça kusar ve karın ağrısı çeker.

    Bebeğin yeterince kilo almamasının en sık rastlanan nedeni anne sütünün az olmasıdır. Bunu anlamak için bebeği her gün tartmak yeterlidir. Ağırlık ölçümleri sonucunda, bebeğin içtiği gündelik toplam süt miktarı içmesi gereken ortalamanın altındaysa, alınacak önlem, içilen anne sütü eksiğini sınai süt ile tamamlamakdır.

    Bebek Süt Ememiyor

    Bebek güçsüz olabilir (özellikle erken doğan bebekler ).
    Böyle durumlarda bebeğin güçlenmesi için, anne sütüne daha fazla ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bebek ememiyorsa anne sütü göğüsten sağılır ve bebeğe biberonla veya kaşıkla verilir.
    Bebeğin dudakları ve ağız yapısı doğuştan kusurlu olabilir ( örneğin: tavşan dudağı,doğuştan yarık dudak ). Bu nedenle veya canını acıtan bir iltihaptan dolayı bebek emerken zorlanabilir ve güçlük çekebilir. Bu durumda da süt göğüsten sağılıp bebeğe biberonla veya kaşıkla verilir.Tavşan dudak ve diğer ağız bozuklukları için geliştirilmiş özel biberon emzikleri bulunmaktadır.

    Bebek Süt Emmek İstemiyor:

    Bebek vaktinde doğmuştur, fakat ilk günler uykulu olabilir ve karnı pek acıkmıyabilir.
    İki-üç gün sonra ‘’uyanacak’’ ve normal emmeye başlayacaktır.Bu süre içinde memelerden sütün salgılanmasını engellememek için göğüsleri uyararak ve baskı yaparak süt akışını sağlatan göğüs kapları kullanılmalıdır.

    Anne Sütü ile Beslenmenin Faydaları

    # Anne sütünün hazmı kolaydır. Bebek çok rahatlıkla hazmeder, hazımsızlığa hemen hemen hiç rastlanmaz.
    # Anne sütünün sıcaklığı her zaman istenilen derecededir. Çünkü vücut sıcaklığındadır.
    # Anne sütü, oluşmuş antikorları sayesinde bebeği birçok bulaşıcı hastalığa karşı korur. Bu, özellikle bebeğin ilk aylarında ona doğal bir koruma sağlar.
    # Anne sütü ile beslenen bebekler genellikle ilk aylarda diğer bebeklere göre daha az hasta olurlar.
    # Anne sütünde bulunanan demiri bebeğin vucudu kolaylıkla emer.
    # Anne sütü ile beslenen bebeklerde, inek sütü ile beslenen bebeklerde görülebilen protein alerjisi olmaz.
    # Emzirme süresi hem anne hemde bebek için mutluluk anlarıdır ve aralarında duygusal bağların kurulmasını sağlar.
    # Anne sütü hem ekonomiktir ve de büyük kolaylıktır. İstediğiniz an bebeğinizi emzirebilirsiniz. Herhangi bir hazırlık yapmanız gerekmez.
    # Bebeğinizi emziriyorsanız, sütü veya mamayı ısıtmaya, biberonu doldurup hazırlamaya, beslenme sonrası yıkamaya, sterilize etmeye gerek yoktur. Sadece memenize göstereceğiniz temizlik ve bakım yeterlidir.
    # Anne sütü ile beslenmenin anneye ayrıca bir önemli yararı vardır, emzirme anne rahminin daha kısa sürede normale dönüşünü sağlar.

    0-6 aylık bebeğin beslenmesi

    # -6 Aylık Bebeğin Beslenmesi:

    İlk 6 ay bebekler anne sütü ile beslenmelidir.

    İlk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenen bebekler ishal, zatürre gibi bulaşıcı hastalıklara, allerjik hastalıklara daha az yakalanırlar ve daha sağlıklı büyürler.

    Bu aylarda anne sütü ile birlikte verilen ek besinler bebeğin emme gereksinimini azaltacağından anne sütünden yeterince yararlanmasını engeller.

    Dört aydan önce bebeğinizin anne sütü dışında suya ya da başka sıvılara (bitkisel çaylar, meyve suyu, vb.) ihtiyacı yoktur.

    Doğumdan sonra ilk günlerde salgılanan anne sütü çok besleyicidir.

    Bebeğinizi sık sık (1-2 saat aralarla veya her ağladığında) emzirerek bu sütten faydalanmasını sağlayınız.

    Anne sütü ile beslenen bebeklere 4. haftadan başlayarak D vitamini içeren damla ya da şurubu düzenli kullanınız.

    Bebeğinizi emzirirken rahat bir pozisyonda oturunuz.

    Bebeğinizin yalnız meme ucunu değil, meme ucu etrafındaki koyu renkli bölümü de kavramasına dikkat ediniz.

    Göğüs uçlarında acıma, çatlak gibi durumlar görülebilir.

    Böyle bir durumda bebeğinizi doğru teknikle emzirmeye devam ediniz. Göğüslerinizi kuru tutun , geçmezse doktorunuza başvurunuz.

    Bebeğiniz bir meme ile beslenmiş ise bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. İki meme verilmişse bir sonraki öğüne son verilen taraftan başlanır.

    Tüm annelerin sütü yararlıdır. Anne sütü ile beslenen bebekler her beslenmeden sonra kaka yapabilirler. Bu durum normaldir.

    Emziren anneler her zaman sütyen giymelidir.

    Bebeğinizi sık besleyiniz çünkü göğüslerin boşalması ile süt yapımı artar. Emzirmediğiniz durumlarda göğsünüzü elle sağarak veya süt pompası yardımıyla mutlaka boşaltın.

    Bebeğin yeterince anne sütü aldığı , haftada en az 150 gr. kilo alması ve günde en az 6-7 kez bezini ıslatması ile anlaşılır.

    Emziren anneler günde en az 2 su bardağı süt veya yoğurt tüketmeli , tüm besin gruplarından düzenli olarak yemelidir. Emziren anneler SİGARA İÇMEMELİDİRLER!!! Çay ve kahve içilmemeli veya az tüketilmelidir.

    Çalışan anneler sütlerini sağarak saklayabilirler. Anne sütü oda ısısında 6 saat, buzdolabı rafında 24 saat, derin dondurucuda 6 ay değerini kaybetmeden bekletilebilir. Saklanan anne sütü hiç bir zaman kaynatılmamalıdır. Kullanmadan önce kavanoz sıcak suda bekletilerek ısıtılmalıdır.
    # Dr. Aysun GÖKALP Çocuk Sağlığı & Hastalıkları Uzmanı

    6-9 aylık bebeğin beslenmesi

    # 9 AYLIK BEBEK BESLENMESİ
    # Bebeğinizi sadece anne sütü ile besliyorsanız, ek gıdalara en erken 6. aydan sonra başlamalısınız. Bu dönemde bebeğinize verdiğiniz ek gıdaların anne sütünün tamamlayıcısı olduğunu unutmamalısınız. Ek gıdaya geçişte, özellikle katı gıdaların verilmeye başlandığı dönemde bebekler dilleri ile besinleri itebilirler. Bebeklerin istem dışı yaptıkları bu hareket genellikle 6. aydan sonra düzelir. Bebeğinizin beslenme durumu en iyi kilo alışları ile değerlendirilir. Bu sebeple bebeğinizi düzenli olarak takip ettiriniz. EK BESİNLER:
    # Bu dönemde verilecek ek besinler meyve püresi, sebze püresi, muhallebi, yoğurt, peynir, reçel, bisküvi, ekmek, yumurta gibi yiyecekleri içerir. Ek besinler kaşıkla veya bardakla az miktarlarda başlanarak verilir, daha sonra öğün haline getirirlir.
    # Yeni deneyeceğiniz besinleri bebeğiniz aç iken alışık olduğu yiyeceklerden önce veriniz.
    # Ek besinlerin hepsine ayni haftada başlamayınız. Yeni besinleri en az birer hafta arayla beslenme programına ekleyiniz.
    # Yeni besinlerin allerji yapıp yapmadığına dikkat ediniz.
    # Bebeğinize hiçbir zaman şekere veya reçele batırılmış yalancı meme vermeyiniz.
    # Bebeğinizin hoşlanmadığı besinleri 2-3 hafta aralarla tekrar vermeyi deneyiniz.
    # Bebeğinize vereceğiniz tüm yiyceklerin temiz ve taze pişmiş olmasına dikkat ediniz. Bebeğinize 18. ayın sonuna kadar kaynatılmış su veriniz!!!
    # MEYVA SUYU VE MEYVA PÜRESİ:
    # Elma, şeftali, üzüm, mandalina gibi meyvaların suları, tercihen püreleri 1-2 tatlı kaşığından başlanarak verilir ve yavaş yavaş arttırır. Hazırlanışı: İlk verilecek meyva mevsimine göre elma veya şeftalidir. Meyvalar iyice yıkanır, kabukları soyulur, cam rendede rendelenir. Günde bir veya iki kez öğün aralarında olmak üzere yarım muz veya orta büyüklükte bir meyva verilebilir. Meyva suyu ve pürelerine şeker eklenmemelidir. Meyva püreleri yoğurt ile karıştırılarak bir öğün olarak verilir. MUHALLEBİ:
    # 6. ayda başlanır. Genellikle akşam öğünü olarak verilir. Muhallebi pastörize süt veya hazır mamalarla hazırlanabilir. Hazırlanışı: 1 su bardağı pastörize inek sütü, 3 tatlı kaşığı pirinç unu , 2 tatlı kaşığı şeker ile yapılır. Pirinç unu soğuk sütün bir kısmı ile iyice ezilir. Kalan süt eklenir ve karıştırarak pişirilir. İndirmeye yakın şeker eklenir. Hazır mama ( Formül süt) ile hazırlanışı: 1 su bardağı su ve yaklaşık 3 tatlı kaşığı pirinç unu karıştırılarak su muhallebisi yapılır. Ateşten indirilir, biraz soğuduktan sonra 6 ölçek hazır mama toz halinde katılır. Gerekirse tel süzgeçten geçirilir. YOĞURT:
    # Genellikle ikindi öğünü ek gıdası olan yoğurt, muhallebi yerine de verilebilir. Hazırlanışı: Süt kaynatılır, elin dayanabileceği sıcaklığa (40’C) kadar soğutulur. Bir litre süte 1-2 çorba kaşığı süt içinde sulandırılmış bir çorba kaşığı yoğurt maya olarak eklenir ve yavaşça karıştırılır. Hareket ettirmeksizin sıcak bir yerde 4 saat bekletilir. SEBZE ÇORBASI VE PÜRESİ:
    # 6. ayda muhallebiye başladıktan 1-2 hafta sonra genellikle öğle öğününde, 1-2 tatlı kaşığından başlanarak yavaş yavaş arttırılarak verilir. 1. hafta (sebze çorbası): 4 su bardağı su, 2 orta boy havuç, 1 orta boy patates, 1 tatlı kaşığı pirinç konarak 45-50 dakika ağzı kapalı kapta pişirilir. Düdüklü tencerede pişirecekseniz 1 su bardağı su ve 15 dakika pişirmek yeterlidir. Tel süzgeçten geçirilir. Bu sulu çorba önce yarım çay bardağı ile başlanır, yavaş yavaş arttırılarak verilir. 2. hafta (basit sebze püresi): Yukardaki gibi daha az su ile ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı konarak pişirilir. Havuçlar, patatesler tamamen ezilerek püre haline getirilir. 3. hafta (karışık sebze püresi): Mevsim sebzeleri eklenerek içerik zenginleştirilir. Küçük kaplarda 1-2 gün buzdolabında saklanabilir. Ancak yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, maydonoz, pazı vb.) günlük eklenip , hemen tüketilmelidir. Yeşil yapraklı sebze içeren çorbalar bir kereden fazla ısıtılmamalıdır. Bu dönemde hazırlanan sebze püresine tepeleme bir çorba kaşığı kıyma ( 3 kez çekilmiş ) eklenebilir. KAHVALTI:
    # Bebeğiniz yukardaki besinlere alıştıktan sonra (6-7.ayı bitirdikten sonra) kahvaltıya başlanır. Hazırlanışı: Hazır mama (formül süt) veya pastörize inek sütü, peynir, reçel ya da pekmez ve ekmek ile hazırlanır. Tuzu çıkarılmış peynir ve reçel süt içinde ezilir ve karışıma ekmek içi katılır. Önce 1-2 tatlı kaşığı olarak başlanır ve giderek arttırılır. Bir yaşından önce bal verilmemelidir. Kahvaltıya 1 çay kaşığı tereyağ eklenebilir. Kahvaltı yarım ince dilim ekmek yerine 2-3 bisküvi ile de hazırlanabilir. YUMURTA:
    # Katı pişmiş yumurta sarısı bebek kahvaltıya alıştıktan sonra (8. ayda) 1 çay kaşığı olarak başlanır, yavaş yavaş miktarı arttırılır. 1 haftanın sonunda bebek tam bir yumurta sarısı yiyebilir. Yumurtanın beyazının bir yaşından önce verilmesi genellikle tercih edilmez. ET:
    # 7-8 aylarda bir tepeleme çorba kaşığı pişmiş kıyma veya orta boy ince bir biftek veya derisiz tavuk eti parçası sebze püresi hazırlanırken içine eklenir. TAHILLI ÇORBALAR:
    # 8. ayda mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana çorbaları verilebilir. KÖFTE:
    # Baharatsız olarak hazırlanmış köfte 8. ayda verilebilir. PİLAV, MAKARNA & DOLMALAR:
    # 8. aydan sonra yoğurt ile karıştırılarak verilebilir. SU:
    # 8. aydan sonra bebeklerin hareketleri artar, öğün aralarında da susayabilirler. BALIK (kılçıksız):
    # 8. ayda öğle öğünlerinde püre şeklinde et yerine değiştirilerek verilebilir. KARACİĞER:
    # 8. ayda öğle öğünlerinde et ile değiştirilerek 15 günde bir kez verilebilir. Kuzu, koyun veya dana ciğeri kullanılır. Karaciğer az tuzlu suda haşlanır, zarı çıkartılır, püre şeklinde sebze püresinin içine eklenir. ***ÇAY:
    # Çocuk beslenmesinde yeri yoktur. Diğer gıdaların ve özellikle demirin barsaktan emilimini engeller!!! 6 AYLIK BEBEK İÇİN ÖRNEK MENÜ:
    # Sabah uyandığında: Anne sütü Sabah: Meyva püresi ve anne sütü Öğle: Anne sütü İkindi: Sebze püresi ve anne sütü Akşam: Anne sütü ve/veya muhallebi* Gece: Anne sütü** * Muhallebi akşam yerine sabah öğününde verilebilir. ** Bebek isterse 7 AYLIK BEBEK İÇİN ÖRNEK MENÜ:
    # Sabah uyandığında: Anne sütü Sabah: Anne sütü ve 6-10 tatlı kaşığı muhallebi* Öğle: 6-10 tatlı kaşığı meyva veya sebze püresi ve anne sütü İkindi: 6-10 tatlı kaşığı meyva püresi ve bir çay bardağı yoğurt ve anne sütü Akşam: Anne sütü ve 6-10 tatlı kaşığı muhallebi Gece: Anne sütü** * Sabah muhallebi yerine kahvaltı verilebilir. ** Bebek isterse 9 AYLIK BEBEK İÇİN ÖRNEK MENÜ:
    # 06.00-06.30: Anne sütü 08.00-09.00: Kahvaltı 1 çay bardağı meyva suyu (evde yapılmış taze), yarım yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı peynir, 1 çay kaşığı yağ, 1 tatlı kaşığı reçel veya pekmez, 4-5 bisküvi 12.00-12.30: Öğle 1 kase kıymalı veya tavuk etli sebze püresi ve anne sütü 16.00-16.30: İkindi 1 kase yoğurt ve yarım meyvanın püresi veya bisküvi 19.30-20.30: Akşam 1 kase muhallebi ve anne sütü Çocuk Doktoru Aysun Gökalp

    9-12 aylık bebeğin beslenmesi

    # Bu dönemde yetişkinler için pişirilen ev yemeklerinin çoğunluğu püreler halinde, az baharatlı, az tuzlu olarak bebeğe verilebilir. ***Çocuğunuz 1 yaşına gelince aile ile birlikte mama sandalyesini sofraya yaklaştırarak yemek yemeğe alıştırınız ve kendi kendine yemesine fırsat tanıyınız. Sebze, meyve, köfte, patates gibi yiyecekleri küçük parçalar halinde hazırlayarak önüne koyunuz. Bebeğinizi beslemeye başlamadan önce birlikte vakit geçirin, bebeğinizle onu cesaretlendirecek biçimde konuşun. Beslemeye başlamadan önce ağzını açmasını bekleyin. Bebeğiniz parmaklarıyla mamasını tutmak isterse, izin verin. Sevmediği besinler için zorlamayın, bir süre vermeyin ve tekrar ayni besini bebeğiniz açken vermeyi deneyin. ÖRNEK MENÜ (12 Aylık Bebekler İçin)
    # Uyanınca: Anne sütü Sabah: Kahvaltı 1 çay bardağı şekersiz süt (120 ml) .½ kibrit kutusu peynir 1 yumurta (gün aşırı) 1 tatlı kaşığı reçel veya pekmez ½ ince dilim ekmek veya 2-3 adet bisküvi Ara: 1 çay bardağı meyve püresi Öğle: 5-6 silme yemek kaşığı kıymalı sebze püreleri (kıymalı dolma içleri, terbiyeli veya sebzeli köfteler, sebzeli tavuk veya balık, kuru baklagil püreleri 5-6 silme yemek kaşığı patates püreleri (makarna, pilav, vb) 1 çay bardağı içecek (süt ve/veya su) İkindi: 8-10 yemek kaşığı yoğurt Ekmek, evde yapılmış ince bir dilim kek veya 2-3 bisküvi 6 yemek kaşığı meyve püresi Akşam: 8-10 yemek kaşığı muhallebi veya öğlenin aynısı Anne sütü Dr. Aysun Gökalp

    Kadın Sağlığı Konusunda En Yeni Araştırmalar...

    Kadın Sağlığı Konusunda En Yeni Araştırmalar...
    Yapılan son çalışmalar erken doğum tehdidinin ve kronik hastalıkların gebeliğe olumsuz etkilerinin büyük oranda azaltılabileceğini ortaya koyuyor. Tüp bebek konusundaki araştırmalar ise çocuk sahibi olamayan çiftler için umut verici sonuçlar doğuruyor.

    Gebelik ve doğum süreci kadın sağlığını en çok etkileyen dönemlerin başında geliyor. Bu dönemde karşılaşılabilecek erken doğum tehdidi ve kronik hastalıkların varlığı sağlıklı bir gebelik dönemi geçirilmesine engel oluyor. Ancak tıp bilimindeki gelişmeler bu problemleri büyük ölçüde ortadan kaldırabiliyor. Jinekoloji alanında yaşanan gelişmeler sadece bu süreçle sınırlı değil. Yardımcı üreme teknikleri konusunda yapılan son araştırmalar da çocuk sahibi olamayan çiftlere yeni seçenekler sunuyor. "Acıbadem-Harvard Tıp Günleri 7" kapsamında gerçekleştirilen “Sağlıklı Gebelik, Doğum ve Tüp Bebek” konulu toplantıda Harvard Tıp Fakültesi Diyabet ve Gebelik Programı Müdürü Dr. Ian Grable, Brown Tıp Fakültesi Providence Women and Infants Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Doçenti Dr. Raymond Powrie, Women and Infants Hospital, Providence Üreme Sağlığı ve Kısırlık Birimi Müdürü Doç. Dr. Gary Frishman, Acıbadem Hastanesi Kadıköy Yüksek Riskli Gebelik Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Arda Lembet konuyla ilgili son araştırmalara dayanarak akıllara takılan sorulara yanıt verdiler.

    Erken doğum riskinde progesteron tedavisi

    Erken doğum her sekiz kadında birinde görülüyor. Sosyoekonomik durumumun kötülüğü, 18'den küçük 40'dan büyük gebelik yaşı, gebelik öncesi zayıflık, sigara, daha önce erken doğum yapmış olmak, prenatal bakımın olmaması, enfeksiyonlar ve çoğul gebelikler risk faktörleri arasında yer alıyor. Beth Israel Deaconess Medical Center, Boston Joslin Diabetes Center, Boston Tıp Doçenti, Harvard Tıp Fakültesi Diyabet ve Gebelik Programı Müdürü Dr. Ian Grable, erken doğum riski durumunda yapılması gerekenleri konuşmasında şöyle anlattı : “Sol tarafa yatarak yatak istirahat verilir, stres azaltılır, cinsel ilişkiden uzak durmak ve bebek üzerinde pozitif etkileri olan ilaç ve modern rahim kasılmasını durdurucu tedavileri önerilir. Evde kasılmaların izlenmesi, sigaranın bırakılması, alkol ve tütün kullanılmaması ve doğru beslenme şarttır. Özellikle vajinal akıntıda bakılan biyokimyasal testler ile rahim uzunluğu ölçümü erken doğumu tahminde çok önemlidir” Erken doğum tehdidinden korunmak için de yepyeni bir araştırmadan söz eden Dr. Grable “Korunma için yeni bir tedavi seçeneği olarak progestoron kullanılıyor. Hala araştırma aşamasında olan bu tedavi özellikle geçmişinde erken doğum hikayesi olan hastalarda kullanılıyor ve rahim kaslarının uyarılma eşiğini yükselterek kasılmaları önlüyor. Progesteron alanlarda erken doğum riski azalıyor." dedi.

    Kronik hastalıkların varlığında gebelikte ilaç alınabilir

    Brown Tıp Fakültesi, Providence Women and Infants Hospital, Providence Kadın Hastalıkları ve Doğum Doçenti Dr. Raymond Powrie konuşmasında kronik hastalıkları olan kadınların gebelik öncesinde mutlaka sağlık kontrolünden geçmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Bebekler annesinin sağlığına bağımlıdır. Siz sağlıklı olursanız bebeğiniz de sağlıklı olur. Kontrol altında olmayan anne adayları bebeklerinin sağlığı riske atar. anne adayları röntgenden, MR'dan, kontrolden korkarlar. Oysa her bebek 5 RAD’a kadar radyasyon alabilir. Pek çok yapılan tanısal test zaten önerilen dozun altındadır.”Kronik hastalıkları olan kadınların ilaç kullanmaktan da korktuğuna değinen Dr. Powrie “Astım, tansiyon, sara, şeker hastaları ilaçlarını bebeklerinin güvenliği için alabilirler. Bu konuda doktorunuzla açık açık konuşun ve nedenini sorgulayınız" dedi

    Kızlar ve Erkekler Farklılıkları

    Kızlar ve Erkekler Farklılıkları
    Bebek bekleyen anne adaylarının kimi oğlu olsun ister, kimi kızı. Oysa onlar arasındaki minik farklılıkları bildiğiniz takdirde cinsiyeti ne olursa olsun harika ilişkiler kurmanız mümkün. İşte, size bazı ipuçları.

    Bir bebeğiniz olduğunda çevrenizdeki herkesin ilk sorduğu soru şudur: Kız mı yoksa erkek mi? Siz de bu cinsiyete göre oda takımının renkleri belirlersiniz, oğlunuza mavi tulumlar, kızınıza pembe elbiseler seçersiniz, oyuncak seçimindeki kriterleriniz ise bellidir: Kızsa bebek, erkekse araba. Sadece sizin değil, hepimizin farkında olmadan yaptığı tüm bu tercihler akıllara şu soruyu getiriyor: Çocukların karakteristik özellikleri doğuştan mı yoksa bizim yönlendirmemiz sonucu mu oluşuyor? Birçok uzman her iki etmenin de bu konuda etken olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar da bu görüşü destekliyor. Örneğin, bebeklerin anne karnındaki gelişimi sırasında erkeklerde beynin sağ tarafı, kızlarda ise sol tarafı öncelikli olarak gelişiyor. Bu durum şu anlama geliyor: Beynin sağ tarafının önce gelişimi sonucu erkekler fiziksel aktivitelerde başarılı olurken, sol tarafı öncelikli gelişen kızlar yazı yazma ve konuşmada başarılı oluyorlar. Bununla birlikte ailelerin ve toplumun yetiştirme biçimi de karakter oluşumunda önemli bir rol oynuyor. Erkek çocukların kızlara oranla daha yaramaz oldukları bir gerçek. Ancak yapılan araştırmalar şunu gösteriyor: Anneler erkeklerin daha yaramaz olduğuna baştan kendileri inandırdıkları için, onlara karşı daha toleranslı oluyorlar. Hiç şüphe yok ki, doğdukları andan itibaren kız çocukları ile erkekler arasında gerek fiziksel, gerekse ruhsal birçok farklılık var.

    Erkekler hastalığa yatkın

    Bebekliklerinden itibaren erkekler kızlara oranla fiziksel olarak daha çabuk incinebiliyor. Zaman geçtikçe de bu durum değişmiyor. Erkekler kızlara göre çok daha çabuk hastalıklara yakalanıyor ve ölüm oranları daha yüksek oluyor. Uzmanlar, testesteron hormonunun bu durumu yarattığı görüşünde birleşiyorlar.

    Boy ve kilo

    Ortalama olarak erkekler kızlara oranla daha ağır ve uzun oluyorlar. Bu şu anlama geliyor: Erkekler daha kilolu olduğu için oturmayı daha yavaş gerçekleştiriyorlar. Ama, onlara destek olan daha ağır bacakları sayesinde çok çabuk yürümeyi öğreniyorlar. Bu adımdan sonra gelişim süreci eşit seviyede devam ediyor.

    Sosyal davranış

    Yenidoğan kızlar, erkeklere oranla daha sosyal ve konuşmaya yatkın olurlar. Yaşamların ilk haftalarında kız çocukları erkeklerden 2 misli fazla gülümserler. Tabi ki bu farklılığın sebebi sizin kendi davranış biçiminizden kaynaklanıyor olabilir çünkü kız çocuklarla konuşmaya dayalı ve yumuşak bir ilişki kurulur.

    İlk tepkiler

    Amerika Birleşik Devletleri´nde yapılan bir araştırma bebeklikten itibaren erkeklerin, annelerinin negatif davranışlarına daha sert tepki verdiklerini ortaya koyuyor. Özellikle bir istekleri rededildiği takdirde bunu kızlara göre daha zor kabulleniyorlar.

    Yaramaz erkekler

    Ebeveynler erkek çocuklarla daha çok bedensel güce dayalı, hareketli oyunlar oynadıkları için erkekler genellikle fiziksel aktivite gerektiren oyunları tercih ediyorlar. Bu durum da onların daha yaramaz olmalarına neden oluyor. Oysa kız çocukları daha çok hayal gücüne yönelik oyunları benimsiyorlar.

    Bağımsız kızlar

    Çocuklar 2 yaşa doğru yürüme, konuşma, beslenme ve tuvalet alışkanlığını edinme ile birlikte bağımsız davranışlar geliştirirler. Annelerin erkek çocuklarına daha toleranslı ve daha koruyucu davranmaları, kız çocuklarının ise anneleri tarafından daha çok eğitilmesi bu durumu yaratan etmenlerin başında geliyor. Kızlar ayrıca okul öncesi döneme oldukça yatkın bir yapıya sahipler ve sosyal ilişkilerin kurallarını daha çabuk öğrenebiliyorlar.

    Oyuncak seçimleri

    Bu konuyla ilgili yapılan bir çalışmaya göre kızlar erkeklere ait oyuncaklar ile rahatlıkla oynamayı kabullenirken, erkekler kızlara ait oyuncaklarla oynamayı kabul etmiyorlar. Uzmanlar bu durumu şöyle açıklıyor: Ebeveynler, kızların erkeklere ait oyuncak ile oynamasına ses çıkarmazken, erkeklerin kızlara ait oyuncaklarla oynamasına tepki gösterirler.

    Dil öğrenme

    Kızlar normal olarak erkeklere göre çok daha çabuk ve uzun cümlelerle konuşmaya başlarlar. Erkekler ise genellikle geç konuşmaya başlarlar. Bu farklılığın sebebi muhtemelen kızların beyinlerin sol tarafının erken gelişimi ve özellikle babaların kız çocuklarıyla erkeklere göre 2 misli çok konuşmaları ile açıklanıyor.

    Baba Adayı da Sigarayı Bırakmalı

    Baba Adayı da Sigarayı Bırakmalı
    Sigara hem üreme fonksiyonlarını hem de seks hayatınızı olumsuz etkilemektedir. Sigara içen siz değil de eşiniz bile olsa bu olumsuz etkilerden aynı havayı soluduğunuz için sizde etkilenirsiniz. Eşi günde en az 1 paket içme alışkanlığında olan çiftlerin sigara içmeyen çiftlere göre yarı yarıya daha az seks yaptıkları tespit edilmiştir.Amerika’da 1999’da 300 çifti kapsayan bir araştırmada sigara içen erkeklerin sperm kalitesinin bozulması yanı sıra daha düşük seks isteklerinin olduğuortaya konmuş. Sigara içen ve korunmayan çiftlerde hamilelik oluşması içmeyen çiftlere göre en az 6 ay daha fazla zaman almış. Eğer çocuğunuz olmuyor ve sigara içiyorsanız inanın en etkili ve ucuz yöntem sigarayı bırakmanızdır. Siz hanımlar sigarayı bıraktırmak için eşinizi motive etmelisiniz. Onu daha iyi bir seks hayatı ve daha sağlıklı bir nesle sahip olmak için gönüllendirebilirsiniz.

    Sigarayı bırakmada etkili yöntemler:

    • Medikasyon(antidepresan ilaçlar ve nikotin bantları)
    • Davranış tedavisi
    • Egzersiz
    • Stres ile başa çıkmak için yeni yöntemler
    • Aile desteği

    Ebeveyn olmaya 5 adım

    Ebeveyn Olmaya Beş Adım
    Anne baba olmak veya olmaya karar vermek içgüdüsel bir davranış olduğu kadar düşünülmesi ve doğru zaman için karar verilmesi gereken bir davranıştır. Bazıları kendileri için doğru zaman olduğunu birden hissederler. Bazıları için ise bu o kadar kolay değildir. Onlar yeni bir insan ve yeni bir hayat için gerekli sorumluluğu en doğru şekilde taşıyıp taşıyamayacaklarını düşünürler.
    Sevmek, eğitmek, öğretmek, paylaşmak, O acı çektiğinde acı duymak, aylarca gecenin bir yarısı onun için uyanmak, sosyal hayatınıza bir süre ara vermek ya da değişiklikler yapmak..... ne muhteşem bir şey değil mi? Ana baba olmak bize hayatı öğreten bir şey ve belki de hayatımız boyunca alacağımız en büyük sorumluluk.

    Adım 1: İyi Arkadaş, iyi eş iyi aile olabilmek
    Sevgi dolu bir ilişki; çocuğunuzla paylaşacağınız ve onun en çok ihtiyaç duyacağı şey bu. Para, düzen, işiniz ve çocuğun hayatınızda yapacağı diğer tüm değişiklikler bundan sonra gelecek. Çocuğunuza karşı taşıdığınız en büyük sorumluluk ona sevgi dolu bir aile ortamı sunabilme ve onunla iyi bir arkadaşlık kurabilmenizdir.

    Adım 2: Kendinizi daha iyi tanımalı ve kendinizi daha fazla sevmelisiniz
    Öncelikle kendinizi tanımalı, kendinizi sevmeli ve bu hayat yolculuğunda artık başka birine yardım etme ve yol gösterme işine hazır olduğunuzu hissetmelisiniz. En önemlisi de yeni bir hayat arkadaşı ile paylaşacağınız o sevgiyi içinizde duymalısınız.

    Adım 3: Finansal durumunuz elverişli mi?
    Çocuklarımıza eşyaları değil, kendimizi ve sevgimizi sunmalıyız. Bir çocuk sahibi olabilmek ve onu büyütebilmek için finansal durumunuzun iyi olması gerekmekle birlikte, acil durumlar için yeteri kadar sevgiye sahip miyiz? Lüks bir ev, iki Cherokee jeep ve bir yat her acil durumda işe yaramayabilir.

    Adım 4: Espri anlayışınız
    En önemli şey; çocuğunuz kedini diş macunu veya jöleye buladığında, aynanıza rujunuzla yazılar yazdığında, halılarınıza, koltuk takımlarınıza yepyeni desenler
    eklediğinde buna gülebilmektir. İnanın böyle durumlarla sık karşılaşacaksınız ve böyle zamanlarda espri anlayışınız dışında hiç bir şey size yardım edemez.

    Adım 5: Dört evetiniz varsa artık hazırsınız!
    Yu karıdaki dört yaklaşıma da tamam cevabı veriyor başınıza gelecekleri varoluşun değişmez kuralları olarak görebiliyorsanız, beklemenize gerek yok. “Just do it!* Tüm bunları sizinle paylaştıktan sonra siz kendinizi hazır hissetmeseniz bile biz iyi bir anne baba olacağınıza inanıyoruz. Zaten hiç tecrübe etmediğiniz bir şey için hazır olup olmadığınızı nasıl bilebilirsiniz ki? İnanın bunu bilmeniz için denemeniz gerekli.